Banka hesabına ya da kripto varlık platformundaki bakiyeye erişimin aniden kapanması, çoğu kişi için ilk kez karşılaşılan bir durumdur. Blokenin kaynağı her zaman aynı değildir: şüpheli işlem bildirimi sonrası uygulanan bir tedbir, adli makam kararıyla konulan bir el koyma ya da kurumun kendi risk politikası söz konusu olabilir. Bu rehberin odağı, fonun kaynağını belgeleyememekten doğan riski azaltmaktır.
İlk Soru: Blokeyi Kim Koydu
Doğru adım, blokenin hukuki niteliğini tespit etmeden atılamaz. Aynı görünen ekran uyarısının arkasında farklı merciler olabilir. Bu yüzden ilk iş, kurumdan yazılı bilgi talep etmek ve kısıtlamanın dayanağının adli bir karar mı, idari bir işlem mi yoksa sözleşmesel bir uygulama mı olduğunu netleştirmektir. Yanlış merciye yapılan başvuru yalnızca zaman kaybettirmez, süre bakımından da hak kaybı doğurabilir.
Kaynak Belgesi Zinciri
Kara paranın aklanmasının önlenmesine ilişkin mevzuat, yükümlülere işlem ve müşteri bilgilerini izleme görevi yükler. İnceleme aşamasında belirleyici olan, hesaba giren paranın nereden geldiğinin kesintisiz biçimde gösterilebilmesidir. Aşağıdaki zincir eksiksiz kurulduğunda savunma önemli ölçüde güçlenir:
- Gelirin doğduğu ilişkiye ait sözleşme, fatura veya serbest meslek makbuzu
- Ödemenin banka üzerinden yapıldığını gösteren dekont ve açıklama satırı
- Taşınmaz veya araç satışı söz konusuysa resmî devir belgesi ve bedelin ödeme kaydı
- Kripto varlıklarda platform işlem geçmişi, cüzdan adresleri ve transfer zaman damgaları
- Yurt dışı kaynaklı transferlerde gönderen bilgisi ve işlemin dayanağı
Üçüncü Kişi Hesabı ve Aracılık Riski
Uygulamada blokelerin önemli bir bölümü, kişinin kendi ticari faaliyetinden değil, tanıdığı biri için para tahsil etmesinden ya da hesabını kullandırmasından kaynaklanır. Bu tür durumlarda kişi, kendisini yalnızca aracı olarak görse de suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama iddiasıyla muhatap olabilir. Savunmanın merkezi, paranın hesapta kalmadığının ve karşılığında bir menfaat elde edilmediğinin gösterilmesidir; bu da mesajlaşma kayıtları ve tahsilat sonrası transfer belgeleriyle desteklenmelidir.
İtiraz ve Talep Aşaması
- Adli bir el koyma söz konusuysa, kararı veren mercie yönelik itiraz yolu ve süresi tespit edilir
- Dosyada kısıtlama kararı yoksa, incelemeye esas bilgi ve belgelerin sunulması için dilekçe hazırlanır
- Blokenin kapsamı tartışmalıysa, kısıtlamanın yalnızca şüpheli işleme konu tutarla sınırlandırılması talep edilir
- Maaş, nafaka ya da işletme ödemeleri etkileniyorsa bu durum somut belgeyle ortaya konur
Süreç Boyunca Kaçınılması Gerekenler
Blokeli hesaptan alternatif kanallarla para çıkarmaya çalışmak, aynı kişiler arasında yeni transferler yapmak ya da geçmiş işlemleri açıklarken tutarsız beyanda bulunmak, incelemenin kapsamını genişletir. Beyanların tek bir kronoloji üzerinden ve belgeye dayalı biçimde verilmesi, sürecin sonuca daha hızlı ulaşmasını sağlar.
Bu açıklamalar genel bilgi niteliğindedir. İşlem hacmi, karşı taraf profili ve kısıtlamanın hukuki dayanağı sonucu değiştirebileceğinden, dosyanız için ayrıca hukuki değerlendirme yaptırmanız yerinde olur.