Hesabına erişemeyen kişilerin ilk sorusu genelde aynıdır: bu blokeyi kim koydu ve kime itiraz edeceğim? Sorunun cevabı, kararın hangi mekanizmadan doğduğuna göre değişir. Bu yazı, MASAK bildirimiyle başlayan sürecin savcılık aşamasındaki başvuru sırasını ve yanlış mercie gitmekten doğan usule aykırı işlem riskini ele almaktadır.
Blokenin kaynağını ayırt etmek
Uygulamada birbirine karıştırılan üç farklı durum vardır. Bankanın 5549 sayılı Kanun kapsamındaki şüpheli işlem bildirimi sonrası kendi iç kontrolüyle uyguladığı geçici kısıtlama, idari nitelikte alınan işlem erteleme kararı ve ceza soruşturması kapsamında hâkim kararıyla verilen elkoyma birbirinden farklıdır. Bunların itiraz yolu, süresi ve muhatabı da farklıdır. Dolayısıyla ilk iş, banka dekont ve yazışmalarından kısıtlamanın dayanağını yazılı olarak öğrenmektir.
Savcılık aşamasında izlenecek sıra
- Bankadan kısıtlamanın dayanağı ve tarihi yazılı olarak talep edilir.
- Soruşturma numarası öğrenilerek dosyanın hangi savcılıkta olduğu tespit edilir.
- Kısıtlama tutarı ile isnadın konusu arasındaki orantı incelenir.
- Hesaptaki paranın kaynağını gösteren belgeler bir dilekçe ekinde savcılığa sunulur.
- Hâkimlik kararı varsa, karara karşı öngörülen itiraz yolu süresinde kullanılır.
Kaynak açıklaması neden belirleyicidir
Aklama isnadının merkezinde paranın öncül suçtan geldiği iddiası bulunur. TCK kapsamındaki bu isnadı zayıflatan en güçlü savunma, hesaba giren tutarın meşru kaynağını kesintisiz belgelemektir: satış sözleşmesi, tapu bedeli, maaş bordrosu, ticari fatura, vergi beyanı. Belgeler tarih sırasına dizilip her girişin karşısına dayanağı yazıldığında, dosyayı okuyan makam açısından tablo kendiliğinden anlaşılır hâle gelir.
Sık yapılan usul yanlışları
- Hâkimlik kararına yapılacak itiraz yerine yalnızca bankaya dilekçe verilmesi.
- İtiraz süresinin tebliğ değil, öğrenme tarihine göre hesaplanacağının varsayılması.
- Tüm hesap hareketleri yerine yalnızca lehe olan birkaç dekontun sunulması.
- Aynı konuda birden çok mercie dağınık dilekçe verilerek dosyanın izlenemez hâle gelmesi.
Son söz
Bloke süreçlerinde kaybedilen zaman, çoğu zaman kaybedilen haktan daha maliyetlidir. Kısıtlamanın dayanağı netleşmeden yapılan başvurular sonucu değiştirmez, hatta dosyada yanlış bir görünüm yaratabilir. Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır; hesabınıza ilişkin somut kararın niteliğini bir hukukçuya inceletmeniz önerilir.