Ödeme kuruluşu, elektronik para kuruluşu veya kripto varlık platformu üzerinden gerçekleşen bir işlemde hesap bloke edildiğinde ya da para karşı tarafa aktarıldığında, mağdurun karşısına aynı anda birden fazla kapı çıkar: savcılık, idari otoriteler ve hukuk mahkemeleri. Bu kapıların hangisinin ne için açıldığı bilinmeden hazırlanan başvurular, dosyanın en değerli haftalarını tüketir.
Para Nerede Durdu, Talep Oraya Yönelir
İlk yapılması gereken, paranın hangi aşamada durduğunun tespitidir. Bakiye hâlâ ödeme kuruluşundaysa, işlemin durdurulmasına yönelik acil talep ile ceza soruşturmasındaki koruma tedbiri talebi eş zamanlı ilerlemelidir. Para üçüncü kişilere dağıtılmışsa artık takip zinciri kurulması gerekir. 5549 sayılı Kanun kapsamındaki şüpheli işlem bildirimleri ile TCK'nın 282. maddesine dayanan aklama isnadı, hesap hareketlerinin adım adım çıkarılmasını zorunlu kılar. Bu çalışma yapılmadan verilen dilekçe, "hangi hesaba hangi tarihte ne kadar gitti" sorusunu cevaplayamaz.
Delil Paketi Nasıl Kurulur?
- İşlem geçmişi, ham dışa aktarma dosyası olarak alınır; ekran görüntüsüyle yetinilmez.
- Her transfer için tarih, tutar, alıcı hesap ve açıklama alanı tek tabloda birleştirilir.
- Platformla yapılan yazışmalar, destek talebi numarasıyla birlikte kronolojik sıraya konur.
- Kimlik doğrulama ve cihaz oturum kayıtları platformdan yazılı olarak istenir.
- Zincir üzerindeki işlemler için adres bazlı çıktı alınır ve tarih damgası korunur.
İdari Denetim ile Yargı Yolu Aynı Şey Değildir
5411 sayılı Kanun ve SPK'nın kripto varlık hizmet sağlayıcılarına ilişkin düzenlemeleri, kuruluşların faaliyet iznine ve denetimine ilişkindir. Bu mevzuata dayanan şikâyet, ilgili otoritede idari inceleme başlatır; ancak kural olarak mağdurun parasını doğrudan geri getirmez. Alacağın tahsili ayrı bir hukuk davası, fiilin cezalandırılması ayrı bir soruşturma konusudur. İdari otoritenin işlemine karşı ise idari yargı yolu gündeme gelir. Bu üç hattın karıştırılması, "başvurdum ama sonuç çıkmadı" tablosunun en sık nedenidir.
Blokeye İtiraz ve Görev Sorusu
Soruşturma kapsamında hesaba tedbir konulmuşsa, itiraz mercii soruşturmayı yürüten makam değil, kararı veren hâkimliğin bağlı olduğu itiraz merciidir. Öte yandan aynı dosyada dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma ve aklama isnatları bir arada bulunabilir; görevli mahkeme, iddianamedeki nitelendirmeye göre değişir. Bu nedenle görev değerlendirmesi, isnadın kesinleştiği aşamada yeniden yapılmalıdır.
Kapanış Notu
Buradaki anlatım genel bilgi niteliğindedir; işlem hacmi, kuruluşun yerleşik olduğu ülke ve sözleşme hükümleri izlenecek yolu esaslı biçimde değiştirebilir. Bloke veya kayıp durumunda, kayıtlar silinmeden önce hukuki destek almanız yararınıza olacaktır.