İçeriğe geç
AC

Ödeme Hesabına Konulan Blokede Doğru Merci: Savcılık, Sulh Ceza ve Adli Yargı Ayrımı

5 Nisan 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 75 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Banka veya ödeme kuruluşundaki hesabın kullanıma kapanması, çoğu kişi için ilk olarak bir müşteri hizmetleri sorunu gibi görünür. Oysa blokenin hukuki kaynağı ne ise, itirazın gideceği merci de odur. Kaynağı belirlemeden yapılan başvurular, haftalar süren kayıplara yol açar.

İlk adım: blokenin kaynağını tespit etmek

Uygulamada üç ana kaynak öne çıkar: adli mercilerin verdiği tedbir kararları, 5549 sayılı Kanun kapsamındaki yükümlülüklerden doğan kuruluş kararları ve icra dairelerinden gelen haciz yazıları. Kuruluşa yapılacak yazılı başvuruyla, işlemin hangi karara dayandığının ve varsa karar tarih-sayısının bildirilmesi istenmelidir. Bu bilgi olmadan hazırlanan dilekçe, hangi mercie verilirse verilsin sonuç doğurmaz.

Adli soruşturma kaynaklı bloke

Bir soruşturma kapsamında hesap hareketleri üzerine konulan tedbirlerde muhatap, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığıdır. CMK sisteminde koruma tedbirlerine karşı itiraz mercii sulh ceza hâkimliğidir ve itiraz kanunda öngörülen süre içinde yapılır. Dosyada kısıtlılık kararı varsa, önce belgelere erişim talebinin çözülmesi gerekir. Bu tür dosyalarda paranın kaynağını gösteren belgelerin baştan sunulması, tedbirin kaldırılması talebini güçlendirir.

İcra takibinden doğan haciz

Hesap üzerindeki kısıtlama bir icra dosyasından geliyorsa itiraz yolu icra hukuk mahkemesindedir. Haczedilemeyecek nitelikteki ödemelerin hesaba yattığı hâllerde, şikâyet yoluyla bu paraların ayrıştırılması istenebilir. Burada belirleyici olan, hesaba giren tutarın niteliğinin banka kayıtlarıyla ayrıştırılabilmesidir.

Kuruluşun kendi kararına dayanan kısıtlama

Adli veya idari bir karar bulunmaksızın, sözleşme ve mevzuattan doğan yükümlülüklere dayanılarak yapılan kısıtlamalarda uyuşmazlık özel hukuk alanındadır. Müşterinin tacir olup olmamasına göre asliye ticaret ya da tüketici mahkemesi gündeme gelir; talep, işlemin haksızlığının tespiti ve doğan zararın tazmini biçiminde kurulur. Bu ayrım, dilekçenin ilk paragrafında netleştirilmelidir.

Sulhen çözüm arayışının süreye etkisi

Kuruluşla yürütülen yazışmalar ve iade görüşmeleri çoğu zaman aylara yayılır. Bu süreçte itiraz sürelerinin işlediği; özellikle koruma tedbirlerine itiraz gibi kısa sürelerin, karşı tarafın olumlu dönüş yapacağı beklentisiyle kaçırıldığı görülür. Görüşme masasında kalmak ile başvuru takvimini işletmek birbirini dışlamaz. Yazışmaların her aşaması tarihiyle kayıt altına alınmalı, sürenin son gününden önce bir karar verilmelidir.

  • Kuruluşa yapılan yazılı başvuru ve alınan cevap
  • Hesap ekstresi ve kısıtlamanın başladığı tarih
  • Paranın kaynağını gösteren sözleşme, fatura ve transfer kayıtları
  • Varsa tedbir kararının tarih ve sayısı
  • Karşı tarafla yapılan görüşmelerin yazılı özeti

Yukarıdakiler genel çerçeveyi anlatır; her dosyanın kaynağı ve tutar yapısı farklı sonuç doğurur. Hesabınıza erişiminiz kısıtlandığında, süreleri kaçırmamak için gecikmeden hukuki değerlendirme almanız gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla