Hesabın veya cüzdanın kullanıma kapanması, mağdur açısından tek bir olay gibi görünür; hukuken ise en az dört farklı kaynağı olabilir. Blokenin kaynağı belirlenmeden yapılan her başvuru, doğru merciye ulaşmadığı için yalnızca zaman kaybettirir. Süre planının ilk adımı, kaynağı teşhis etmektir.
Dört Farklı Bloke, Dört Farklı Muhatap
- Adli el koyma: Savcılık veya hâkim kararına dayanır; genellikle 5549 sayılı Kanun ve TCK 282 kapsamındaki bir soruşturmayla bağlantılıdır. Muhatap, kararı veren mercidir
- MASAK kaynaklı işlem askıya alma: 5549 sayılı Kanun çerçevesinde idari nitelikte bir tedbirdir
- İcra haczi: Alacaklının takibinden doğar; muhatap icra dairesi ve icra hukuk mahkemesidir
- Kuruluşun kendi kararı: 5411 sayılı Kanun ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarına ilişkin SPK düzenlemeleri kapsamındaki yükümlülüklere dayanan sözleşmesel kısıttır
Teşhis İçin İstenecek Belge
Kuruluştan yazılı olarak blokenin dayanağı sorulmalı; talep, sözlü görüşmeyle değil kayda geçen bir kanaldan iletilmelidir. Verilen cevapta karar mercii, tarih ve dosya bilgisi yer alıyorsa süre planı buna göre kurulur. Cevap verilmez veya dayanak gösterilmezse, bu sessizliğin kendisi sonraki aşamada delil değeri taşır. Hesap hareketlerinin bloke öncesi ve sonrasını kapsayan dökümü de aynı aşamada istenmelidir.
Yanlış Mercie Başvurunun Bedeli
Uygulamada en çok görülen sapma, adli el koymaya dayanan blokede tüketici mercilerine veya idari şikâyet hatlarına başvurulmasıdır. Bu başvurular esasa girmeden sonuçlanır, buna karşılık kararı veren merci nezdindeki itiraz süresi işlemeye devam eder. Tersi de olur: sözleşmesel kısıtta doğrudan savcılığa dilekçe verilir, soruşturma açılmaz ve müşteri arada aylarca beklemiş olur. Her iki hâlde de kayıp süredir, hak değil.
Paranın Kaynağını Anlatan Dosya
Aklama şüphesine dayanan bloke iddialarında belirleyici olan, fonun meşru kaynağının belgelenmesidir. Ücret bordroları, satış sözleşmeleri, kripto varlık alım satım geçmişi ve karşı taraf bilgileri kronolojik bir dosyada birleştirilmelidir. Parçalı gönderilen belgeler, incelemenin uzamasına ve blokenin fiilen sürmesine yol açar.
Bloke Kalktıktan Sonrası
Kısıt kalksa dahi, bu süre boyunca doğan zararın tazmini ayrı bir hukuki hattır ve ilgili kişinin talebine bağlıdır. Ayrıca soruşturma kapsamında ifade verilmesi gündeme gelebileceğinden, savunma ile hesap açtırma talebinin birbiriyle çelişmeyecek biçimde kurulması gerekir.
Yukarıdaki çerçeve genel bilgilendirme amacı taşır. Blokenin kaynağı ve dosyanın aşaması değiştiğinde izlenecek yol da bütünüyle değişebileceğinden, işlem yapmadan önce hukuki destek alınması yerinde olacaktır.