Bir ödeme kuruluşu ya da bankadaki bakiyeye erişimin kesilmesi hâlinde ilk yapılması gereken şey itiraz dilekçesi yazmak değil, blokenin kaynağını tespit etmektir. Çünkü kaynak değiştikçe başvurulacak merci, süre ve dayanak tamamen değişir. Bu rehber, aynı görünen dört farklı blokaj türünü ayırır ve her biri için izlenecek yolu gösterir.
Dört Farklı Blokaj, Dört Farklı Yol
- Kurum içi risk kararı: kuruluşun kendi işlem izleme sistemi tarafından uygulanır. Muhatap doğrudan kuruluştur; yazılı talep ve gerekçe istemi ilk adımdır.
- Şüpheli işlem bildirimi kaynaklı erteleme: 5549 sayılı Kanun çerçevesinde yürütülür ve süreli bir tedbirdir.
- Adli el koyma: soruşturma kapsamında hesaptaki değerlere el konulmasıdır; hâkim kararına veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcı emrine dayanır.
- İcra kaynaklı haciz: bir alacak takibinin sonucudur ve tamamen farklı bir usule tabidir.
Kuruluşun müşteri hizmetleri çoğu zaman ayrım yapmadan tek bir gerekçe bildirir. Bu nedenle yazılı olarak blokenin dayanağının ve varsa karar merciinin bildirilmesi talep edilmelidir.
Adli El Koymada İtiraz Penceresi
Soruşturma kapsamında verilen el koyma kararlarına karşı itiraz yolu açıktır ve itiraz sulh ceza hâkimliğine yapılır. İtiraz dilekçesinde hesaptaki paranın kaynağının suçla ilgisi bulunmadığını gösteren belgeler ön plana çıkar: maaş bordroları, ticari faturalar, satış sözleşmeleri, kredi kullandırım belgeleri ve hesap hareketlerinin zaman çizelgesi. Tutarın tamamı yerine yalnızca ihtilaflı kısım için tedbir uygulanmasını talep etmek, uygulamada gözden kaçan bir seçenektir.
Kripto Varlık İşlemlerinde Ek Katman
Kripto varlık hizmet sağlayıcıları bakımından sermaye piyasası mevzuatında yapılan düzenlemeler, müşteri tanıma ve işlem izleme yükümlülüklerini ağırlaştırmıştır. Platform hesabına gelen transferin üçüncü kişiden gelmesi, kısa aralıkla çok sayıda küçük tutarlı giriş yapılması veya işlem geçmişiyle uyumsuz büyüklükte bir hareket, otomatik olarak inceleme tetikleyebilir. Bu hâllerde transferin karşı tarafıyla yapılan yazışmalar ve zincir üzerindeki işlem kimlikleri dosyanın en güçlü unsurudur.
Aracılık Yaparken Doğan Ceza Riski
Tanımadığı kişiler adına hesabını kullandıran veya para transferine aracılık eden kişiler, TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanmasına ilişkin 282. maddesi kapsamında soruşturmaya muhatap olabilmektedir. Komisyon karşılığı hesap kullandırma teklifleri, mağduriyetin yanı sıra ayrı bir sorumluluk doğurur. Bu nedenle bloke kaldırılmasına yönelik savunma kurulurken, kişinin işlemin arka planını bilip bilmediğine ilişkin somut delil de dosyaya konulmalıdır.
Sık Görülen Usul Hataları
- Karar mercii belirlenmeden kuruluşa defalarca aynı dilekçenin verilmesi.
- İtiraz süresinin, kararın öğrenildiği tarih yerine blokenin fark edildiği tarihten hesaplanması.
- Hesap hareket dökümünün tarih aralığı belirtilmeden istenmesi.
- Aynı olay için hem ceza hem hukuk yolunun birbirinden habersiz yürütülmesi.
Bu açıklamalar genel bilgi vermek içindir. Blokenin dayanağı ve işlem geçmişi her dosyada farklı olduğundan, başvuru öncesinde belgelerin bir hukukçuyla birlikte değerlendirilmesi önerilir.