Dolandırıcılık mağdurunun parasının geçtiği ara hesaplar nedeniyle, hiçbir suç işlemediği halde ödeme kuruluşu ya da banka hesabına bloke konulan kişilerle sık karşılaşılır. Bu rehber, ödeme ve elektronik para kuruluşları ile aklama (TCK 282) şüphesi ekseninde savcılık sürecinin nasıl yönetileceğini ele alır.
Bloke Nasıl ve Neden Konulur?
Bir dolandırıcılık ya da kara para şüphesinde, mağdurun parasının izi sürülür ve para hangi hesaplardan geçtiyse o hesaplara tedbir uygulanabilir. Kişi çoğu zaman aracı konumdadır: parayı bilerek yönlendirmemiş, sadece kripto alım-satımı ya da ticaret gerekçesiyle transfer almış olabilir. Burada belirleyici soru, kişinin paranın suç kaynaklı olduğunu bilip bilmediği ya da bilmesi gerekip gerekmediğidir.
Aklama Suçunun Manevi Unsuru
5549 sayılı Kanun ve TCK'nın 282. maddesi kapsamındaki suçun kilit noktası kasttır. Kişi, aldığı paranın bir suçtan kaynaklandığını bilmiyor ve makul olarak bilebilecek durumda değilse, aracılık tek başına cezai sorumluluk doğurmaz. Bu yüzden savunmanın ekseni, işlemin gerçek ve meşru bir ticari ilişkiye dayandığını belgelemektir.
Blokeyi Kaldırmaya Yönelik Belgeler
- Transferin sebebini gösteren sözleşme, ilan, mesajlaşma ya da fatura
- Kripto işlemlerinde borsa hesap dökümü ve cüzdan hareketleri
- Karşı tarafla tanışma ve pazarlık sürecine ilişkin yazışmalar
- Kişinin olağan ticari faaliyetini gösteren geçmiş işlem kayıtları
Süreç Yönetiminde Zamanlama
Soruşturma aşamasında savcılığa sunulan izah dilekçesi ve ekleri ne kadar erken ve düzenli sunulursa, tedbirin kaldırılması ihtimali o kadar erken değerlendirmeye alınır. Tedbir kararlarına karşı sulh ceza hâkimliğine itiraz yolu da sınırlı sürelere tabidir; bu nedenle bloke bildirimi ulaşır ulaşmaz tarih not edilmelidir.
Her ödeme zinciri ve kripto işlemi farklı bir iz bıraktığından, hesabınızdaki tedbirin dayanağı ve savunma stratejisi somut kayıtlar incelenerek belirlenmeli; bu tür dosyalarda ceza hukuku desteği almak önemlidir.