Ödeme kuruluşları ve kripto varlık platformları üzerinden yürüyen para hareketleri, mağdurun karşısına klasik banka havalesinden farklı bir tablo çıkarır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, 5549 sayılı Kanun kapsamındaki yükümlülükler, sermaye piyasası mevzuatındaki kripto düzenlemeleri ve TCK'nın 282. maddesindeki aklama suçu aynı dosyada kesişebilir. Bu kesişimde en sık yapılan hata, başvurunun geç ve yanlış kapıya yapılmasıdır.
İlk kırk sekiz saatin belirleyiciliği
Para bir ödeme kuruluşu hesabına geçtiğinde, oradan kısa sürede birden çok hesaba ve çoğu zaman kripto cüzdanlara dağıtılır. Bu nedenle şikâyet dilekçesi yalnızca olayı anlatan bir metin olmamalı; alıcı hesabın bloke edilmesi, işlem kayıtlarının istenmesi ve varsa cüzdan adreslerinin platform nezdinde dondurulması yönünde somut taleplerle birlikte verilmelidir. Talep açıkça yazılmadığında, soruşturma başlasa bile bakiye çoktan taşınmış olabilir.
Hangi merci neyi yapar
Suç şüphesine ilişkin başvurunun muhatabı cumhuriyet başsavcılığıdır; kolluk birimine yapılan ihbar da savcılığa iletilir. Kurumsal denetim başlıkları ise ayrıdır: ödeme kuruluşunun faaliyet iznine ve yükümlülüklerine ilişkin şikâyetler idari denetim makamlarına, şüpheli işlem bildirimine ilişkin başlıklar mali suçlarla mücadele mevzuatına aittir. Mağdurun zararının tahsili ise ceza dosyasından bağımsız olarak hukuk yargılamasını gerektirebilir. Bu üç hat ayrı ayrı kurulmadığında, tek bir dilekçe hiçbir sonucu doğurmadan dosyalar arasında dolaşır.
Dosyaya konulacak iz kayıtları
- Gönderim dekontları, IBAN bilgileri ve işlem referans numaraları
- Platform hesabına ait kullanıcı kaydı, doğrulama adımları ve giriş kayıtları
- Kripto transferlerinde işlem kimlikleri ve cüzdan adresleri
- Yatırım vaadi içeren mesajlaşma, arama kaydı ve reklam ekran görüntüleri
- Platformun kendi panelinde gösterilen bakiye ve çekim taleplerinin geçmişi
- Karşı tarafla yapılan sözleşme veya taahhüt metinleri
Yer ve yetki sorunu
Bu tür dosyalarda mağdur, şüpheli ve işlem noktası çoğu zaman farklı şehirlerdedir. Bulunduğu yer savcılığına başvuran mağdurun dosyası, yetkili savcılığa gönderilebilir. Bu gönderme kendiliğinden bir hak kaybı doğurmaz; ancak acil bloke talebi bakımından zaman kaybettirir. Bu nedenle dilekçede ivedilik gerekçesi açıkça belirtilmeli, gerekirse aynı anda bulunulan yerde tespit ve koruma talepleri ayrıca ileri sürülmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar genel bir yol haritası sunar. İşlemin yapıldığı platformun hukuki statüsü ve paranın izlediği güzergâh her dosyada farklı olduğundan, belge seti toplanır toplanmaz profesyonel bir değerlendirme alınması zaman açısından belirleyici olur.