İçeriğe geç
AC

Ödeme Kuruluşu Hesabına El Konulması: Savcılık Süreci ve Hangi Hâkimliğe İtiraz?

25 Mart 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 70 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Ödeme ve elektronik para kuruluşları üzerinden yapılan işlemler, banka hesaplarından farklı bir kayıt mimarisine sahiptir. Bakiye çoğu zaman kullanıcı adına açılmış bir mevduat hesabında değil, kuruluşun toplu hesabı içindeki bir alt kayıtta durur. Bu teknik ayrıntı, tedbirin kime yöneltileceğini ve itirazın hangi mercie yapılacağını doğrudan etkiler.

Kim Muhatap: Kuruluş mu, Kullanıcı mı?

Savcılık tarafından yürütülen soruşturmada, çoğunlukla kuruluşa yazı yazılarak ilgili kayıtların hareketsiz hâle getirilmesi istenir. Kullanıcı ise çoğu zaman ayrı bir tebligat almaz; durumu işlem denerken öğrenir. Bu nedenle önce şu üç sorunun cevabı belgelenmelidir: kısıt hangi tarihte konuldu, hangi makamın yazısına dayanıyor, hangi soruşturma numarasıyla ilişkili. Bu bilgiler olmadan yazılan dilekçe, doğru dosyaya ulaşmaz.

Yetki Analizi

  • Adli tedbirin denetimi, soruşturmayı yürüten savcılığın bağlı olduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir.
  • Hâkimlik kararına karşı itiraz, bir sonraki numaralı hâkimlikte incelenir.
  • 5411 sayılı Kanun ve 5549 sayılı Kanun kapsamındaki idari nitelikli işlemlerde denetim idari yargıdadır.
  • Kuruluşun kendi sözleşmesel gerekçesiyle uyguladığı kısıt ise özel hukuk uyuşmazlığıdır ve tüketici sıfatı varsa tüketici mahkemesinin görev alanına girebilir.

Aklama İsnadına Karşı Savunmanın Omurgası

TCK 282 kapsamındaki isnat, esasen fonun öncül bir suçtan kaynaklandığı iddiasına dayanır. Savunma bu nedenle iki eksende kurulur: fonun kaynağının meşruiyeti ve kullanıcının bilgisi ile iradesi. İkinci eksen, özellikle hesabı başkasının yönlendirmesiyle kullandırdığını söyleyen kişilerde belirleyicidir; burada kullanıcının kendisinin de mağdur olduğu iddiası, yazışma ve ilan kayıtlarıyla desteklenmelidir.

Dosyaya Konulacak Belgeler

  1. Kuruluştan alınan tam hesap hareket dökümü ve işlem referans numaraları.
  2. Fon girişinin dayanağı: fatura, sözleşme, satış bedeli ya da maaş kaydı.
  3. Karşı taraf bilgileri ve iletişim geçmişi; anonim kanallar üzerinden yapılan yönlendirmeler.
  4. Kripto varlık işlemleri varsa, SPK düzenlemelerine tabi platformlardan alınan işlem geçmişi ve cüzdan adresi eşleştirmeleri.
  5. Kısmi serbest bırakma talebi için, isnatla ilgisiz tutarın ayrıştırıldığı hesap tablosu.

Kısmi Talep Çoğu Zaman Daha Etkilidir

Tüm bakiyenin serbest bırakılmasına yönelik toptan talepler, dosyadaki şüpheli tutar netleşmeden kabul görmez. Buna karşılık isnada konu tutarın dışında kalan kısmın ayrıştırılarak talep edilmesi, hem daha kolay değerlendirilir hem de kişinin temel ihtiyaçlarını karşılamasına imkân tanır. Talep, tarih ve tutar bazında ölçülebilir yazılmalıdır.

Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır. Soruşturmanın kapsamı ve tedbirin dayanağı dosyadan dosyaya değiştiğinden, itiraz süresi işlerken hukuki destek alınması gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla