İçeriğe geç
AC

Ödeme Kuruluşu Kaynaklı Uyuşmazlıkta Savcılık, İdari Denetim ve Mahkeme Ayrımı

25 Mart 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 72 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Ödeme hizmeti sağlayıcıları ve kripto varlık platformları üzerinden gerçekleşen işlemlerde ortaya çıkan çekişmeler, tek bir merciin işi değildir. Aynı olay hem ceza soruşturmasının hem idari denetimin hem de özel hukuk davasının konusu olabilir; hangi kapının önce çalınacağı sonucu değiştirir.

Şikâyet Nereye Yapılır?

Bir işlemin dolandırıcılık veya yasa dışı bahis kaynaklı olduğu düşünülüyorsa muhatap Cumhuriyet başsavcılığıdır. Şikâyet dilekçesinde işlem tarih ve saatleri, alıcı hesap bilgileri, referans numaraları ve platform yazışmaları eksiksiz verilmelidir; çünkü savcılığın bankalara ve ödeme kuruluşlarına yazacağı müzekkerelerin kapsamını bu bilgiler belirler. 5549 sayılı Kanun kapsamındaki yükümlülüklere aykırılık iddiası ise ayrı bir idari denetim başlığıdır. Kuruluşun faaliyet iznine ve müşteri işlemlerine ilişkin şikâyetler bakımından ilgili düzenleyici kuruma yapılan başvuru da bu süreçten bağımsız yürür.

Hesap Blokesi ve İtirazın Mercii

Uygulamada en çok mağduriyet doğuran nokta, soruşturma kapsamında hesaba tedbir konulmasıdır. El koyma ve benzeri koruma tedbirlerine karşı itiraz, ceza muhakemesi usulü içinde ve tedbire karar veren merciin bağlı olduğu itiraz merciine yapılır. Bu itirazın gücü, hesaba giren paranın kaynağının belgelenmesine bağlıdır: maaş bordrosu, satış faturası, tapu satış bedeli veya kredi kullandırım belgesi gibi kayıtlar, hesabın soruşturma konusu fiille ilgisinin bulunmadığını göstermeye yarar. Salt itiraz dilekçesi, kaynak belgesi olmadan çoğu kez sonuç vermez.

Sözleşmesel Talepler Hangi Mahkemede?

Ödeme kuruluşu ile müşteri arasındaki ilişki sözleşmeye dayanır. Yetkisiz işlem, iade edilmeyen bakiye veya hizmetin durdurulmasından doğan talepler, tarafların sıfatına göre tüketici mahkemesinde ya da asliye ticaret mahkemesinde görülür. Kullanıcı sözleşmesindeki yetki ve tahkim kayıtlarının, tüketici sıfatı bulunan kişiler bakımından her zaman geçerli olmayacağı gözden kaçırılmamalıdır. Bu nedenle dava öncesinde sözleşme metninin ilgili maddeleri ayrıca okunmalıdır.

Tebligat Gecikmesi ve İtiraz Süresi

Bu dosyalarda gecikme riski özellikle yüksektir. Şüpheli sıfatıyla yapılan çağrıların, idari yaptırım kararlarının veya kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların adres kayıt sistemindeki eski adrese gönderilmesi sık rastlanan bir durumdur. Yurt dışında yaşayan kullanıcılar bakımından tabloya bir de uluslararası tebligat süresi eklenir. Karara itiraz süreleri tebliğden işlediğinden, elektronik tebligat adresinin aktif tutulması ve adres kaydının güncellenmesi en temel korunma yöntemidir. Süre kaçırıldığı düşünülüyorsa, öğrenme tarihini gösteren belgelerle birlikte eski hâle getirme talebinin koşullarının bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.

Dosyayı Toparlarken

  • Tüm işlemlerin tarih sıralı dökümü ve toplam zarar hesabı
  • Platform ile yapılan yazışmaların tam metni
  • Cihaz ve oturum kayıtları, doğrulama mesajları
  • Varsa ilgili kuruma yapılan başvurunun kayıt numarası

Bu açıklamalar genel bilgi amaçlıdır. İşlem yapısı, kuruluşun statüsü ve soruşturmanın aşaması izlenecek yolu değiştireceğinden, adım atmadan önce hukuki destek alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla