Ödeme ve elektronik para kuruluşları ile kripto varlık hizmet sağlayıcılarına ilişkin dosyalar, aynı anda hem ceza yargısını hem idari denetimi harekete geçirir. 5411 ve 5549 sayılı kanunlar, SPK’nın kripto varlık düzenlemeleri ve TCK’nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamaya ilişkin hükmü birlikte işler. Bu nedenle ilk yapılması gereken, hangi işlemin hangi mercie ait olduğunu ayırmaktır.
Soruşturmanın Merkezi Neresi
Ceza soruşturması, kural olarak suçun işlendiği yer Cumhuriyet başsavcılığında yürütülür. Ödeme akışının birden fazla ilde ya da yurt dışında gerçekleştiği dosyalarda bağlantı, şirket merkezi, hesabın açıldığı şube ya da mağdurun bulunduğu yer üzerinden kurulabilir. Birden çok yerde açılan ayrı soruşturmaların birleştirilmesi talebi, savunmanın erken aşamada gündeme getirmesi gereken bir usul konusudur; aksi hâlde aynı olgu farklı dosyalarda farklı biçimde değerlendirilebilir.
El Koyma ve Hesap Blokesine İtiraz
Şirket hesaplarına, ödeme altyapısına ya da müşteri bakiyelerine yönelik koruma tedbirleri kural olarak hâkim kararına dayanır; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde verilen kararların belirlenen süre içinde hâkim onayına sunulması gerekir. Bu onay alınmamışsa tedbir hukuka aykırı hâle gelir. Sulh ceza hâkimliği kararlarına karşı, öğrenme veya tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir. Blokenin kapsamı, müşteri varlıkları ile şirket öz kaynağının ayrıştırılıp ayrıştırılmadığı üzerinden ayrıca tartışılmalıdır.
İdari Yaptırım Yolu ile Ceza Yolunun Ayrımı
Faaliyet izninin sınırlanması, idari para cezası ya da denetim kaynaklı tedbirler idari işlem niteliğindedir ve idari yargıda dava konusu edilir. Aynı olguya dayansa da bu yolun süresi ve delil düzeni ceza dosyasından bağımsızdır. Ceza dosyasındaki lehe gelişmelerin idari dosyaya, idari yargıdaki iptal kararının ceza dosyasına etkisi ayrı ayrı ve gerekçeli olarak ileri sürülmelidir.
Usule Aykırı İşlem Riskinin Yoğunlaştığı Alanlar
- Dijital kayıtlara imaj alınmadan ve teknik uzman katılımı olmadan el konulması
- Şüpheli işlem bildirimlerinin dosyada ham veri olarak değerlendirilip yorumlanmaması
- Tüzel kişi temsilcisi ile bireysel şüpheli sıfatlarının karıştırılması
- Yedi günlük itiraz süresinin kararın öğrenildiği tarihte başlatılmaması
- Yurt dışı hesap hareketleri için adli iş birliği talebinin hiç ileri sürülmemesi
Burada verilen bilgiler genel çerçeveyi anlatır ve her dosyanın kendi belge düzeni vardır. İşlem hacmi, kuruluşun izin durumu ve tedbirin kapsamı sonucu değiştirebileceğinden, tedbir kararının öğrenildiği anda hukuki destek alınması önem taşır.