Yatırım vaadiyle yapılan ödemelerde kaybın büyüklüğü kadar, paranın hangi kanaldan çıktığı da belirleyicidir. Kart, havale, ödeme kuruluşu ve kripto transferi birbirinden farklı itiraz yolları ve farklı zaman pencereleri doğurur. Bu ayrım yapılmadan tek bir dilekçeyle hareket edildiğinde, en hızlı sonuç verebilecek kanalın süresi çoğu zaman kaçırılmış olur.
Önce para akışının haritası
İlk yapılması gereken, her ödemenin tarihini, tutarını, kanalını ve karşı hesabın kime ait göründüğünü tek bir tabloda toplamaktır. Aynı mağduriyette birden çok kanal kullanılmış olabilir; her satır için ayrı bir itiraz yolu ve ayrı bir zaman sınırı bulunur. Bu tablo aynı zamanda savcılığa yapılacak şikayetin ekinde talebin somutluğunu sağlayan belgedir.
Banka ve ödeme kuruluşu hattı
Kartla yapılan işlemlerde itiraz, kart kuruluşunun kendi kuralları çerçevesinde belirli bir süre içinde yapılmalıdır ve bu süre şikayetin savcılıkta sonuçlanmasını beklemez. Havale ve EFT işlemlerinde ise bankadan talep edilebilecek olan çoğunlukla iade değil, işlemin ve karşı hesabın kayıtlarıdır. 5411 sayılı Kanun kapsamındaki bankacılık ilişkisinde müşteri talebinin yazılı ve kayıtlı biçimde iletilmesi, sonraki aşamalarda ihmalin tartışılabilmesi için gereklidir.
Süre kaybına yol açan tipik davranışlar
- Platformun geri ödeme vaadine güvenip itiraz penceresini beklemeye almak
- İşlem itirazını telefonla yapıp yazılı kayıt bırakmamak
- Şikayeti tek bir ödeme için yapıp diğer transferleri kapsam dışında bırakmak
- Karşı tarafla yazışmaları silmek veya uygulamayı telefondan kaldırmak
- Aynı olayda ceza şikayeti ile iade talebini birbirinin alternatifi saymak
Ceza şikayeti ile paralel yürütme
Şikayet dilekçesi, para akışı tablosu ve iletişim kayıtlarıyla birlikte verildiğinde, malvarlığı üzerinde koruma tedbiri talebi de somut zemine oturur. Ödemelerin şüpheli niteliği bakımından 5549 sayılı Kanun kapsamındaki bildirim yükümlülükleri ile TCK 282 çerçevesindeki suçtan kaynaklanan malvarlığı tartışması gündeme gelebilir. Kripto varlık aktarımlarında ise adres ve işlem kimliklerinin eksiksiz sunulması, izleme talebinin tek dayanağıdır.
İkinci aşama: hukuk davası kurgusu
Ceza sürecinden bağımsız olarak, aracı kurum veya ödeme sağlayıcının özen yükümlülüğüne dayanan bir sorumluluk tartışması açılabilir. Burada belirleyici olan, hangi uyarı işaretinin ne zaman ortaya çıktığı ve buna rağmen işlemin neden sürdürüldüğüdür. SPK düzenlemeleri kapsamında yetkisiz faaliyet iddiası varsa, bu iddianın dayanağı da aynı dosyada belgeye bağlanmalıdır.
Bu rehber genel nitelikte bilgi verir. Ödeme kanalı, tarafların yerleşim yeri ve işlemlerin yapısı süreci esaslı biçimde değiştirebileceğinden, kendi dosyanız için profesyonel hukuki değerlendirme almanız uygun olacaktır.