Yüksek getiri vaadiyle yönlendirilen yatırımlarda mağduriyet çoğu zaman iki yönlü ortaya çıkar: bir yandan aktarılan para geri alınamaz, diğer yandan kişinin kendi banka hesabı ya da platform bakiyesi blokeye takılır. Bu iki sorun farklı hukuki zeminlere oturur ve her biri ayrı delil setiyle ele alınmalıdır. Delil eksikliği burada doğrudan zaman kaybına, zaman kaybı ise paranın izinin soğumasına yol açar.
Blokenin Kaynağını Doğru Tespit Etmek
Atılacak ilk adım, blokenin hangi mekanizmadan doğduğunu belirlemektir. Banka kendi risk politikası gereği bir kısıtlama uygulamış olabilir; 5549 sayılı Kanun kapsamındaki yükümlülükler devreye girmiş olabilir; ya da bir soruşturma kapsamında adli bir tedbir bulunabilir. Kaynağı bilinmeden yapılan başvurular yanlış mercie gider ve sonuç doğurmaz. Bu nedenle önce bankadan kısıtlamanın dayanağına ilişkin yazılı bilgi istenmelidir.
Para İzini Zincir Hâlinde Kurmak
Dosyanın omurgası, paranın çıkış noktasından son bilinen durağına kadar kesintisiz izlenebilmesidir. Bunun için toplanması gerekenler:
- Her transfer için tarih, tutar, alıcı adı ve IBAN bilgisini gösteren dekontlar
- Kripto varlık transferlerinde gönderim adresi, alıcı adres ve işlem kimliği
- Platformun kendi panelinde görünen bakiye ve işlem geçmişi kayıtları
- Aracı kişiler üzerinden yapılan aktarımlarda bu kişilerle yazışma kayıtları
Vaat ve Yönlendirme Delilleri
Aktarımın gerçekleştiği tartışmasız olsa bile, hangi vaatle ve kimin yönlendirmesiyle yapıldığı ayrıca ortaya konmalıdır. Mesajlaşma kayıtları, tanıtım görselleri, sözde sözleşme metinleri, telefon görüşmelerine ilişkin arama kayıtları ve yatırım grubu paylaşımları bu başlıkta toplanır. Platformun SPK düzenlemeleri kapsamında yetkili olup olmadığına ilişkin kamuya açık bilgiler de dosyaya eklenmelidir; yetkisizlik, olayın niteliğini değerlendirmede belirleyici olabilir.
Blokenin Kaldırılması Talebinde Belge Düzeni
Kişinin kendi hesabındaki kısıtlamanın kaldırılması isteniyorsa, hesaba giren paranın meşru kaynağını gösteren belgeler öne çıkar: maaş kayıtları, satış sözleşmeleri, ticari faaliyete ilişkin kayıtlar. Kaynağı açıklanamayan hareketler dosyanın tamamını gölgeler. Kişinin kendisinin de mağdur olduğu yönündeki savunma, ancak kronolojik ve belgeli bir anlatımla anlam kazanır. TCK 282 kapsamında yürütülen bir soruşturma söz konusuysa, sürecin ceza boyutu ile hesap boyutunun eşzamanlı takibi gerekir.
Burada aktarılanlar genel çerçevedir. Blokenin dayanağı, transferlerin niteliği ve platformun konumu izlenecek yolu tümüyle değiştirebilir; başvurulara başlamadan önce dosyanın bütününü gören bir hukuki değerlendirme yapılması yerinde olur.