Kira ilişkisinde iki mesele çoğu zaman iç içe geçer: artış oranındaki uyuşmazlık ve ödememe hâlinde icra yoluyla tahliye. Artışa dair belirsizlik, ödeme temerrüdüne, o da tahliye sürecine dönüşebilir. Süreç TBK ve TMK çerçevesinde, kat mülkiyeti yönüyle 634 sayılı Kanunla bağlantılı yürür.
Artış Oranının Zemini
Kira artışı, sözleşmede kararlaştırılan ve yasal sınırlar içinde kalan orana göre belirlenir. Bu sınırın aşıldığı iddiası veya sözleşmedeki oranın belirsizliği, uyuşmazlığın çekirdeğidir. Tartışmanın başında hangi dönemin, hangi orana tabi olduğu net çıkarılmalıdır.
Temerrüt ve Tahliye Bağlantısı
Kira ödenmediğinde, alacaklı hem alacağı için takip başlatır hem de tahliye talep edebilir. Bu iki sonuç tek bir icra sürecinde birleşebilir. Borçlu kiracıya tanınan ödeme süresi, sürecin en kritik eşiğidir; bu süre içinde ödeme yapılması tahliyeyi önleyebilir.
Delil Eksikliğinin İki Yönlü Riski
Hem artış uyuşmazlığında hem tahliyede belge belirleyicidir. Taraflar için önemli olanlar:
- İmzalı kira sözleşmesi ve varsa artışa ilişkin ekleri.
- Ödemeleri gösteren banka kayıtları veya makbuzlar.
- Gönderilen ihtar ve bildirimlerin tarihli kanıtları.
Kiracı ödeme yaptığını, kiraya veren ise ödenmediğini belgeyle ortaya koymak durumundadır.
İhtarın Zamanlaması
Tahliye sürecinin çoğu, usulüne uygun bir ihtara dayanır. İhtarın içeriği ve gönderim tarihi eksikse, süreç baştan sakatlanabilir. Bu yüzden ihtar, takip başlamadan önce doğru kurgulanmalıdır.
Kısa Not
Bu içerik geneldir. Sözleşmenin türü, artış hükmü ve temerrüdün niteliği süreci değiştirir. Somut olayda profesyonel hukuki destek almanız yerinde olur.