Tapu iptali ve tescil istemli davalarda ilk tartışma çoğu zaman esasa değil süreye ilişkindir. Karşı taraf davanın geç açıldığını ileri sürer, davacı ise hangi iddiasının süreye tabi olduğunu ayırt etmeden yanıt verir. Oysa burada süre, dayanılan hukuki sebebe göre değişir; sebep netleşmeden takvim de kurulamaz.
Dayanak değişince süre de değişir
Mirasbırakanın devri gerçekte bağışlamak amacıyla yaptığı ileri sürülüyorsa, tartışma tarafların gerçek iradesi üzerinden yürür ve bu iddia bakımından hak düşürücü bir süreden söz edilmez. Buna karşılık sözleşmenin yanılma, aldatma veya korkutma nedeniyle geçersizliği ileri sürülüyorsa Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde kısa bir süre gündeme gelir ve bu süre iradeyi sakatlayan durumun öğrenilmesine bağlı işler. Ehliyetsizlik iddiasında ise işlem baştan geçersiz sayıldığından tartışma başka bir eksene oturur.
Yolsuz tescil ve üçüncü kişinin konumu
Türk Medeni Kanunu tapu siciline duyulan güveni koruduğundan, taşınmaz üçüncü kişiye devredilmişse davanın kaderi bu kişinin iyi niyetli olup olmadığına bağlanır. Bu nedenle dava açılmadan önce sicil kaydının güncel hâli çıkarılmalı, devir zinciri tarihleriyle birlikte listelenmelidir. Zincirdeki her devir ayrı bir ispat konusudur; toplu anlatım tercih edildiğinde hangi devrin hedeflendiği belirsizleşir.
Delil listesini kaydın kendisinden çıkarmak
- Tapu müdürlüğünden akit tablosu, dayanak belgeler ve varsa vekâletname örneği
- Bedelin ödendiği iddiasına karşı banka hareketleri ve ödeme tarihleri
- Devir tarihindeki sağlık kayıtları ve raporlar, ehliyet tartışmasında
- Taşınmazın kullanımına ilişkin abonelik, vergi ve kira kayıtları
- Devir sürecine tanık olan kişilerin bilgileri ve olayla bağlantıları
Tedbir talebini ilk dilekçede istemek
- Dava açılırken tapuya şerh verilmesi talebi ayrıca ve gerekçeli biçimde yazılır.
- Talep, taşınmazın devredilme ihtimaline ilişkin somut olgularla desteklenir.
- Karar verilmezse gerekçesi incelenir ve eksik görülen husus tamamlanarak yenilenir.
- Devir gerçekleşirse dava dilekçesinin yeni malike göre güncellenmesi değerlendirilir.
Kat mülkiyetine tabi taşınmazlarda ek başlıklar
Uyuşmazlık kat mülkiyetine tabi bir bağımsız bölüme ilişkinse 634 sayılı Kanundan doğan ek tartışmalar gündeme gelebilir. Ortak yer niteliği, eklenti kaydı ve yönetim planındaki düzenlemeler, talebin kapsamını doğrudan etkiler. Bu belgelerin dosyaya baştan sunulması, sonradan bilirkişi incelemesinin genişlemesini önler.
Bu metin genel bilgilendirme sağlar; devrin şekli, tarihi ve tarafların ilişkisi izlenecek yolu değiştirir. Taşınmazınıza ilişkin somut değerlendirme için hukuki destek alınması gerekir.