İçeriğe geç
AC

Tahliye Uyuşmazlığında Yol Ayrımı: Sulh Hukuk Mahkemesi, İcra Dairesi ve Süre Yönetimi

18 Mayıs 2026 Gayrimenkul Hukuku 2 dk okuma 71 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Tahliye talebinde sonuç, çoğu zaman hangi hukuki sebebe dayanıldığına ve o sebebin gerektirdiği süreye uyulup uyulmadığına bağlıdır. Türk Borçlar Kanunu farklı tahliye sebepleri için farklı bildirim ve dava süreleri öngördüğünden, tek bir şablonla ilerlemek dosyayı baştan sakatlar.

Tahliye Sebebine Göre Değişen Merci

Kira ilişkisinden doğan tahliye davalarında görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir ve yetki, kural olarak davalının yerleşim yeri ile sözleşmenin ifa yeri seçenekleri üzerinden belirlenir. Buna karşılık kira bedelinin ödenmemesi hâlinde tahliye talepli ilamsız icra takibi icra dairesinde başlatılır; bu yolda ödeme emrine itiraz edilirse uyuşmazlık icra mahkemesine taşınır. Aynı olayda mahkeme yolu ile icra yolu birbirinin alternatifidir; ikisinin özelliklerini karıştıran dilekçeler merci yönünden reddedilir.

Bildirim ve İhtar Zincirinin Kurulması

Gereksinim, yeniden inşa ve imar ile yeni malikin ihtiyacı gibi sebeplerde kanun, belirli bildirim ve dava açma süreleri öngörür. Temerrüt nedeniyle tahliyede ise ihtarın içeriği ve verilen sürenin usulüne uygunluğu belirleyicidir. İhtarnamenin tebliğ tarihi ile sürenin son günü aynı takvimde tutulmadığında, esasen haklı olan talep süre yönünden sonuçsuz kalır.

Arabuluculuk Basamağı ve Kapsam Dışı Kalan Yol

Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvuru dava şartı hâline getirilmiştir; ancak taşınmazın ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler bu kapsamın dışında tutulmuştur. Hangi yolun seçildiği, arabuluculuk basamağının zorunlu olup olmadığını doğrudan belirler.

Usule Aykırı İşlem Doğuran Noktalar

  • Tek dilekçede birden çok tahliye sebebinin gerekçesiz biçimde birleştirilmesi
  • İhtarnamede verilen sürenin kanuni asgarinin altında kalması
  • Arabuluculuk şartının, seçilen yola göre değerlendirilmemesi
  • Kat mülkiyetine tabi taşınmazlarda 634 sayılı Kanundan doğan taleplerin ayrıştırılmaması
  • Kira ödemelerine ilişkin banka kayıtlarının açıklama alanlarının kontrol edilmemesi

Dosya Kontrol Sırası

  1. Sözleşme türü ve süresi ile yenilenme durumu belirlenir.
  2. Dayanılacak tahliye sebebi tek tek değerlendirilerek seçilir.
  3. Seçilen sebebin bildirim ve dava süreleri takvime işlenir.
  4. Mahkeme yolu ile icra yolu arasında bilinçli tercih yapılır.
  5. Tahliye ile birlikte istenecek alacak kalemleri ayrı hesaplanır.

Bu içerik yalnızca genel bilgi vermek için hazırlanmıştır. Kira ilişkisinin kuruluş tarihi ve taşınmazın niteliği Türk Medeni Kanunu bakımından farklı sonuçlar doğurabileceğinden, adım atmadan önce hukuki görüş almanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla