İçeriğe geç
AC

Ortaklığın Giderilmesi ve Tespit Davasında Görevli Mahkeme ile Yetkili Yer

5 Haziran 2026 Gayrimenkul Hukuku 2 dk okuma 74 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Paydaşlar arasındaki sorun taşınmazın satılarak paylaştırılmasına mı, yoksa mevcut fiilî ve hukuki durumun kayda geçirilmesine mi ilişkin? Bu ayrım, dilekçenin hangi mahkemeye verileceğini doğrudan belirler. Ortaklığın giderilmesi ile tespit davası dış görünüşte benzese de görev, yer yetkisi ve taraf teşkili bakımından farklı kurallara tabidir; yanlış tercih, esasa hiç girilmeden dosyanın usulden kapanmasına yol açar.

Görev: Sulh Hukuk mu, Genel Mahkeme mi?

Ortaklığın giderilmesi talepleri sulh hukuk mahkemesinin görev alanındadır ve görev kuralı kamu düzenindendir; tarafların anlaşmasıyla değiştirilemez, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Buna karşılık mülkiyetin kime ait olduğunun, tapu kaydındaki hatanın ya da payın kapsamının belirlenmesi isteniyorsa uyuşmazlık artık paylaştırma değil, hak sahipliğidir ve genel görevli mahkemede görülür. Kat mülkiyetine tabi bağımsız bölümlerde 634 sayılı Kanun'dan kaynaklanan taleplerin kendi görev rejimi bulunduğu da ayrıca kontrol edilmelidir.

Yetki: Taşınmazın Bulunduğu Yer

Taşınmazın aynına ilişkin davalarda yetki, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesine aittir ve bu yetki kesindir. Sözleşmeyle başka bir yer kararlaştırılması, davalının yerleşim yerine göre dava açılması ya da paydaşların çoğunluğunun bulunduğu ilin tercih edilmesi sonuç doğurmaz. Farklı yargı çevrelerinde birden çok taşınmaz varsa, tek dilekçeyle hepsini kapsayan bir talep kurmak yerine her taşınmaz için ayrı dosya planlaması yapmak daha güvenlidir.

Tespit Talebinde Hukuki Yarar Eşiği

Tespit davası, ancak hakkın varlığının ya da yokluğunun belirlenmesinde güncel bir hukuki yarar bulunduğunda dinlenir. Aynı sonuca eda davasıyla ulaşılabiliyorsa tespit talebi yarar yokluğundan reddedilebilir. Bu nedenle tespit, çoğu zaman tek başına değil; paylaşımın önündeki tartışmayı temizleyen hazırlık adımı olarak kurgulanmalıdır.

Taraf Teşkilindeki Usulî Kırılma Noktaları

  • Tapu kaydındaki tüm paydaşların davaya dahil edilmemesi
  • Miras yoluyla intikal etmiş payda mirasçıların eksik gösterilmesi
  • Vefat eden paydaş yerine mirasçılara husumet yöneltilmemesi
  • Üzerinde ipotek, haciz veya şerh bulunan payların ilgilisine bildirilmemesi

Bu eksikler çoğu kez dosya ilerledikten sonra fark edilir; oysa dava dilekçesinden önce alınacak güncel tapu kaydı ve mirasçılık belgesi ile büyük bölümü baştan giderilebilir.

Yanlış Mercie Başvurunun Sonucu

Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildiğinde dosya kendiliğinden doğru mahkemeye gitmez; kararın kesinleşmesinden sonra kanunda öngörülen süre içinde başvuruda bulunulması gerekir. Bu süre kaçırılırsa dava açılmamış sayılır ve harç ile emek yeniden harcanır. Kararın tebliğ tarihi, kesinleşme tarihi ve başvuru son günü aynı takvimde işaretlenmelidir.

Burada aktarılanlar genel nitelikli bilgilerdir. Pay durumu, taşınmazın niteliği ve tapu kaydındaki şerhler yetki ve görev değerlendirmesini değiştirebileceğinden, dava yolunu seçmeden önce dosyanın bir avukatla birlikte incelenmesi yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla