Taşınmaza ilişkin mülkiyet uyuşmazlıklarında iki ayrı süreç sık sık iç içe geçer: tapu kaydının düzeltilmesini amaçlayan tapu iptali ve tescil davası ile fiili kullanımı sona erdiren tahliye. Bu rehber, Türk Medeni Kanunu (TMK) ve Türk Borçlar Kanunu (TBK) çerçevesinde tapu iptali ve bağlantılı tahliye sürecini ele alır.
Davanın Hukuki Sebebini Belirlemek
Tapu iptali ve tescil talebi; muvazaa, hile, ehliyetsizlik, vekalet görevinin kötüye kullanılması gibi farklı sebeplere dayanabilir. Dayanılan sebep, hem ispat yükünü hem de dinlenecek delilleri belirler. Sebebin dava dilekçesinde net gösterilmesi, yargılamanın odağını korur.
Tescilin Yolsuzluğunu İspat
Tapu sicilinin güvenilirliği esas olduğundan, kaydın gerçek hak durumunu yansıtmadığını iddia eden tarafın bunu ispat etmesi gerekir. Resmi kayıtlar, tanık beyanları, banka hareketleri ve varsa kat mülkiyetine ilişkin 634 sayılı Kanun kapsamındaki belgeler bu ispatta bir arada değerlendirilir.
Tedbir ve Şerh
Dava sürerken taşınmazın üçüncü kişilere devrini engellemek için tedbir veya şerh talep edilmesi, olası hak kaybını önler. Bu talep, davanın açılışıyla birlikte gündeme getirilmelidir; aksi halde dava kazanılsa bile taşınmaz elden çıkmış olabilir.
Tahliyenin İcrası
Kira ilişkisinden doğan tahliye ile mülkiyet uyuşmazlığından doğan el atmanın önlenmesi farklı yollardır. Kira sözleşmesine dayanan tahliye, İcra ve İflas Kanunu'ndaki özel takip prosedürüne tabidir; hangi yolun kullanılacağı, taraflar arasındaki hukuki ilişkiye göre belirlenir.
Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır. Taşınmaz davalarında sebep ve deliller olaya özgü olduğundan, somut dosyada bir gayrimenkul hukuku uzmanıyla çalışmanız önerilir.