İçeriğe geç
AC

Haciz Aşamasında Yedi Günlük İtiraz: Takibi Durduran ve Durdurmayan Yollar

16 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 80 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İcra takibinde borçlunun elindeki en güçlü araç, çoğu zaman haklılığı değil yedi günlük süreyi doğru kullanmasıdır. Ödeme emrine süresinde itiraz edilmediğinde takip kesinleşir ve tartışma artık esasa değil, haczedilen malın akıbetine kayar. İİK ve HMK ekseninde hazırlanan bu rehber, itiraz ile şikâyet yollarını ayrıştırmaya odaklanmaktadır.

İtiraz mı Şikâyet mi: Yol Ayrımı

İtiraz, borcun kendisine veya borçlu sıfatına yöneliktir ve icra dairesine yapılır. Şikâyet ise icra müdürlüğünün işleminin usule aykırı olduğu iddiasıyla icra mahkemesine yöneltilir. Genel haciz yolunda ödeme emrine itiraz süresi yedi gündür ve süresinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur. Buna karşılık kambiyo senetlerine mahsus takipte itiraz, hem daha kısa bir süreye tabidir hem de takibi kendiliğinden durdurmaz; ayrıca icra mahkemesine yöneltilir. Bu iki yolun karıştırılması, uygulamada en sık görülen hak kaybı sebebidir.

İtiraz Dilekçesinin Kapsamı Sonradan Genişletilemez

Borca itiraz ederken hangi sebeplerin ileri sürüldüğü büyük önem taşır. İtirazın gerekçesi sonraki aşamada dar yorumlanabildiğinden, borcun tamamına mı yoksa bir kısmına mı itiraz edildiği, faize, işlemiş faize ya da yetkiye itiraz edilip edilmediği açıkça yazılmalıdır. İmzaya itiraz ediliyorsa bunun ayrıca ve açıkça belirtilmesi gerekir; aksi hâlde imza kabul edilmiş sayılabilir. Yetki itirazının, esasa ilişkin itirazlarla birlikte ve süresinde ileri sürülmesi de ayrı bir kuraldır.

Alacaklının İki Farklı Cevabı

  • İtirazın kaldırılması: elinde belirli nitelikte belge bulunan alacaklının icra mahkemesine başvurusu.
  • İtirazın iptali: genel mahkemede açılan ve esasa ilişkin inceleme yapılan dava.
  • Her iki yolun da kendi başvuru süresi bulunması ve bu sürenin itirazın tebliğinden işlemesi.
  • Haksız çıkan taraf aleyhine tazminata hükmedilebilmesi ihtimali.
  • İtirazın iptali davasında ispat yükünün alacaklıda olması.

Haciz Uygulandıktan Sonraki Yollar

Takip kesinleşmiş ve haciz uygulanmışsa, itiraz süresi kaçırılmış olsa dahi başvurulabilecek yollar tükenmiş olmaz. Haczedilen malın üçüncü kişiye ait olduğu iddiası istihkak prosedürüyle ileri sürülür ve bu iddianın da kendine özgü kısa bir süresi vardır. Haczedilemeyecek mal ve haklara ilişkin şikâyet, maaş haczinde kesinti oranına yönelik itiraz ve usulsüz tebligat iddiası ayrı başlıklardır. Kamu düzenine aykırılık oluşturan işlemler bakımından şikâyetin süreye bağlı olmadığı kabul edilir; ancak bu istisnaya güvenerek beklemek riskli bir tercihtir.

Usulsüz Tebligat: Süreyi Yeniden Başlatan İddia

Ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediği ileri sürülüyorsa, itiraz süresinin hiç başlamamış olduğu savunulabilir. Bu iddia, tebligat parçasının üzerindeki şerh, dağıtım kaydı ve adres bilgileri incelenerek somutlaştırılır. Borçlunun tebliğden fiilen ne zaman haberdar olduğunun beyan edilmesi de bu başvurunun zorunlu unsurudur.

Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir. Takip türü ve dayanak belge süreçleri esaslı biçimde değiştirdiğinden, ödeme emri elinize ulaştığı gün bir hukukçuyla görüşülmesi süre yönetimi açısından belirleyicidir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla