İçeriğe geç
AC

Hacze İtirazda Görevli İcra Mahkemesi: Şikâyet Yolu ve Usule Aykırı İşlem Riski

6 Nisan 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 75 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Haciz, icra takibinin borçlunun malvarlığına doğrudan dokunduğu aşamadır. Bu nedenle hacizde yapılan bir usul hatası, alacaklı bakımından takibin gecikmesine, borçlu bakımından ise geri alınması güç bir el atmaya yol açar. Aşağıdaki değerlendirme, haciz işlemine karşı hangi mercie, hangi araçla ve hangi süre içinde gidileceğini İİK ve HMK çerçevesinde ele alır.

Önce Araç Seçimi: Şikâyet mi, Dava mı?

Haciz aşamasındaki uyuşmazlıkların büyük kısmı dava değil şikâyet konusudur. İcra dairesinin işlemi kanuna aykırıysa ya da olaya uygun düşmeyen bir yöntemle yapılmışsa, mesele icra mahkemesine şikâyet yoluyla taşınır. Buna karşılık borcun esasına ilişkin itirazlar, menfi tespit veya istirdat talepleri ayrı dava türleridir. Yanlış araç seçimi, çoğu zaman esasa girilmeden usulden ret sonucunu doğurur ve bu sırada şikâyet süresi de tükenmiş olur.

Görevli ve Yetkili Merciin Belirlenmesi

Şikâyet, takibin yürütüldüğü icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesine yapılır. Burada taraflar anlaşarak başka bir yer mahkemesini yetkili kılamaz; icra dairesinin bağlılığı esastır. Uygulamada en sık görülen hata, takip dosyasının bulunduğu yer yerine borçlunun yerleşim yeri mahkemesine başvurulmasıdır. Talimat yoluyla başka bir icra dairesinde haciz yapılmışsa, o işleme özgü şikâyetin talimat icra dairesinin bağlı olduğu mahkemeye yöneltilmesi gerektiği gözden kaçmamalıdır.

Süre Ayrımı: Yedi Gün mü, Süresiz mi?

Kural, şikâyetin öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde yapılmasıdır. Ancak kamu düzenine aykırılık ve hakkı ihlal edilen kişinin bir hakkının süreye bağlı olmaksızın korunması gereken hâllerde şikâyet süreye tabi değildir. Bu ayrım dosyanın kaderini belirlediği için, dilekçede aykırılığın niteliği açıkça nitelendirilmelidir. Süre tartışmalı ise, hem süresizlik gerekçesi hem de öğrenme tarihine dayalı alternatif anlatım birlikte kurulmalıdır.

Malın Üçüncü Kişiye Ait Olması

Haczedilen mal borçlunun değil de üçüncü kişinin ise, çözüm şikâyet değil istihkak prosedürüdür. Burada zilyetlik durumu, iddianın kim tarafından ileri sürüldüğü ve dosyanın hangi tarafa yükletileceği farklı bir usul çizgisi doğurur. Bu iki yolun karıştırılması, en sık rastlanan usule aykırılık kaynaklarından biridir.

Başvuru Öncesi Kontrol Listesi

  • Haciz tutanağının tebliğ veya öğrenme tarihi belgeyle sabit mi?
  • İşlem asıl icra dairesinde mi, talimat dairesinde mi yapıldı?
  • İleri sürülen aykırılık kamu düzenine mi ilişkin?
  • Haczedilmezlik iddiası varsa dayanağı somut olarak açıklandı mı?
  • Talep, işlemin iptali mi düzeltilmesi mi olarak yazıldı?

Buradaki açıklamalar yol gösterici niteliktedir; her takip dosyasının tarihçesi, tebligat düzeni ve mal varlığı yapısı sonucu değiştirebilir. Haciz gibi hızlı ilerleyen bir süreçte, işlemi öğrenir öğrenmez dosyayı bir avukatla birlikte değerlendirmek en sağlıklı yaklaşımdır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla