İçeriğe geç
AC

Hacizde Yedi Günlük Şikâyet: İcra Mahkemesinin Yetkisi ve Sınırları

5 Nisan 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 72 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Haciz işlemiyle karşılaşan borçlunun elindeki en kısa süreli araç şikâyettir. İİK ve HMK çerçevesinde yedi günlük bu süre, doğru kavramla ve doğru mahkemede kullanılmadığında baştan tükenir.

İtiraz mı, Şikâyet mi

İki kurum sık sık birbirine karıştırılır. İtiraz, ödeme emrine karşı borcun veya imzanın kabul edilmediğini bildiren beyandır ve icra dairesine yöneltilir; ilamsız takipte kanunun öngördüğü kısa süre içinde yapılır. Şikâyet ise icra dairesinin yaptığı işlemin kanuna aykırı olduğu iddiasıdır ve icra mahkemesine yapılır. Haciz aşamasındaki hukuka aykırılıklar kural olarak şikâyet yoluyla ileri sürülür; icra dairesine verilen bir dilekçeyle bu sonuç doğmaz.

Yedi Günlük Sürenin İşleyişi

  • Süre, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar; haciz tutanağının imzalandığı gün belirleyici olabilir.
  • Kamu düzenine aykırılık ve hakkın yerine getirilmemesi gibi hâllerde süre sınırı bulunmaz.
  • Haczedilemeyecek mal ve haklara ilişkin iddialar bakımından süre hesabı ayrıca değerlendirilir.
  • Şikâyet, kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz; ayrıca tedbir talep edilmelidir.

Hangi İcra Mahkemesi Yetkili

Şikâyet, işlemi yapan icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesine yapılır. Borçlunun ikamet ettiği yer veya haczedilen malın bulunduğu yer değil, takibin yürüdüğü daire esas alınır. Maaş haczi gibi başka bir ildeki işverene yazı gönderilen hâllerde bu ayrım özellikle önem kazanır; yazının ulaştığı yerdeki mahkemeye yapılan başvuru yetkisizlikle sonuçlanır ve yedi günlük süre bu arada tükenebilir.

İcra Mahkemesinin Sınırı

İcra mahkemesi, takip hukukuna özgü sınırlı bir inceleme yapar. Borcun esasına ilişkin, örneğin sözleşmenin geçersizliği ya da ödemenin ispatı gibi tartışmalar kural olarak genel mahkemelerde çözülür. Bu nedenle şikâyet dilekçesinde esasa ilişkin iddiaların yığılması, esas güçlü olsa bile talebin reddine yol açabilir. Doğru strateji, takip işlemine ilişkin usul aykırılığını şikâyet yoluyla; borcun esasına ilişkin iddiayı ayrı bir davayla ileri sürmektir.

Üçüncü Kişinin Malı Haczedilmişse

Haczedilen mal borçluya değil bir başkasına aitse, izlenecek yol şikâyet değil istihkak prosedürüdür. Bu yolun kendi süreleri ve ispat düzeni vardır; malın kime ait olduğunu gösteren fatura, tescil kaydı ve ödeme akışı en başından toplanmalıdır.

Ödeme Görüşmesi Sürerken

Alacaklıyla taksit görüşmesi yapılıyor olması, şikâyet süresini durdurmaz. Görüşmelerin sonuçlanacağı beklentisiyle süre geçirildiğinde, sonradan usul aykırılığını ileri sürme imkânı kalmaz. Anlaşma sağlanırsa bunun icra dosyasına yansıtılması ve haczin kaldırılmasının ayrıca talep edilmesi gerekir.

Kapanış

Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır. Takibin türü ve haczedilen malın niteliği izlenecek yolu değiştirdiğinden, dosyanız için bir avukattan görüş almanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla