İçeriğe geç
AC

Hacizde Yedi Günlük Pencere: Şikâyet ve İtiraz Yollarını Karıştırmamak

23 Mayıs 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 84 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

İcra takibiyle karşılaşan borçlu için en kritik eşik, İİK'da birçok işlem bakımından öngörülen yedi günlük itiraz ve şikâyet süresidir. Haciz aşamasına gelindiğinde bu pencerelerin bir bölümü çoktan kapanmış olabilir. Bu rehber, hangi durumda hangi yolun işletileceğini ve dosyayı zayıflatan delil eksikliklerini ele alır.

İtiraz mı, şikâyet mi?

İlamsız takipte ödeme emrine itiraz, borcun bulunmadığını ya da imzanın borçluya ait olmadığını ileri sürmek için icra dairesine yapılır ve süresinde yapıldığında takibi durdurur. Şikâyet ise icra dairesinin işleminin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla icra hukuk mahkemesine yöneltilir. İki yol birbirinin yerine geçmez. Ödeme emrine itiraz süresi kaçırılmışken şikâyet yoluna gidilmesi, çoğu hâlde sonuç doğurmaz.

Haciz sonrasında işleyen ayrı süreler

  • Haczedilemeyecek mal ve haklara ilişkin şikâyet için haczin öğrenilmesinden itibaren işleyen süre
  • Üçüncü kişinin istihkak iddiasını ileri sürmesi için tanınan süre
  • Kıymet takdirine itiraz için tebliğden itibaren işleyen süre
  • İhale ve satış işlemlerine yönelik itirazların kendi süreleri
  • Maaş haczinde kesinti oranına ilişkin itirazların zamanlaması

Haczedilmezlik iddiasını belgeyle desteklemek

Ev eşyası, mesleğin sürdürülmesi için gerekli araçlar ve maaşın belirli bir bölümü gibi başlıklarda haczedilmezlik ileri sürülebilir. Ancak iddia, haciz tutanağındaki kalemlerle eşleştirilerek yapılmalıdır. Tutanakta "muhtelif eşya" gibi belirsiz kayıtlar varsa, bu belirsizliğin kendisi de şikâyet konusu edilebilir. Haciz sırasında çekilen fotoğraflar, eşyanın kime ait olduğunu gösteren faturalar ve ikametgâh bilgisi dosyanın omurgasını oluşturur.

Tebligat: sürelerin başlangıç noktası

Yedi günlük sürelerin hesabında tek belirleyici, tebliğ tarihidir. Adres kayıt sistemindeki adrese yapılan tebligatlar, borçlunun fiilen orada bulunmadığı hâllerde bile geçerli sayılabilir. Bu nedenle tebligatın usulüne uygun olup olmadığı, tebliğ evrakındaki şerhler üzerinden ayrıntılı incelenmelidir. Usulsüz tebligat iddiası ileri sürülecekse, gerçek öğrenme tarihi de dosyada açıkça belirtilmelidir.

Süre kaybına yol açan alışkanlıklar

  1. İcra dairesiyle telefonda görüşülüp yazılı itiraz yapılmaması
  2. Kısmi ödeme yapılarak borcun kabul edildiği izleniminin doğması
  3. Takip dosyasının hiç incelenmeden dayanak belgenin bilinmemesi
  4. İmzaya itirazın ayrıca ve açıkça belirtilmemesi
  5. Mal beyanında bulunma yükümlülüğünün göz ardı edilmesi

Yukarıdaki değerlendirmeler genel çerçeveyi tanıtmak amacıyla hazırlanmıştır. Takibin türü, dayanağı ve tebligatın biçimi izlenecek yolu tümüyle değiştirebileceğinden, ödeme emrini aldığınız gün bir hukukçuya başvurmanız süre riskini en aza indirir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla