İçeriğe geç
AC

Hacizde Yedi Günlük Pencere: Risk Azaltma Kontrol Listesi ve Sulh mü İtiraz mı Kararı

24 Mayıs 2026 Finans Hukuku 3 dk okuma 82 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Haciz uygulandıktan sonra borçlunun elinde kalan süre kısadır. İcra ve İflas Kanunu kapsamında öngörülen yedi günlük pencere; dosyayı incelemek, hukuki nitelendirmeyi yapmak ve dilekçeyi yazmak için tek başına rahat bir zaman aralığı değildir. Bu nedenle asıl iş, haciz gerçekleştikten sonra değil, takibin öğrenildiği ilk günden itibaren kurulan hazırlık düzeninde yapılır. Aşağıdaki rehber, yedi gün içinde nelerin doğrulanması gerektiğini bir kontrol listesine indirir ve dosyanın sulh yoluyla mı, itiraz ve şikâyet yoluyla mı ilerleyeceği kararının hangi verilere dayandırılacağını açıklar.

Yedi Günün Hangi Andan İşlediğini Doğrulamak

Süre hesabındaki en sık hata, başlangıç anının yanlış kabul edilmesidir. Ödeme emrine karşı ileri sürülecek itiraz ile haciz işleminin usulüne yönelik şikâyet farklı andan işlemeye başlar. Tebligatın kime, hangi adreste ve hangi şerhle yapıldığı; tebliğ evrakının kapı yoklaması, komşu beyanı gibi kayıtları içerip içermediği ilk kontrol kalemidir. Tebligat usulsüz ise sürenin fiilen öğrenme tarihinden işlediği savunulabilir; ancak bu iddianın somut bir öğrenme tarihine ve onu destekleyen belgeye bağlanması gerekir.

Hacizden Sonraki Kontrol Listesi

  • Takip dosyasının tam örneği ve haciz tutanağının okunabilir kopyası
  • Takibin dayanağı belge: senet, sözleşme, cari hesap ekstresi veya ilam
  • Yapılmış ödemelerin banka kayıtlarıyla eşleştirilmesi
  • Haczedilen malın üçüncü kişiye ait olma ihtimalinin belgeyle test edilmesi
  • Kanunen haczedilemeyen mal ve gelir kalemlerinin dosyada işaretlenmesi
  • Kıymet takdiri ve satış aşamasına ilişkin ileri tarihlerin takvime yazılması

Sulh ile İtiraz Arasındaki Seçimi Ölçmek

Karar, duygusal değil sayısal bir karşılaştırmaya dayanmalıdır. Bir yanda itirazın sonuçsuz kalması hâlinde gündeme gelebilecek tazminat ve masraf yükü, diğer yanda takip devam ederken işlemeye devam eden faiz ve satış takvimi bulunur. Alacağın belgeye bağlılığı güçlüyse, borcun tümüne itiraz etmek yerine miktara yönelik kısmi itiraz ile taksitli ödeme görüşmesini birlikte yürütmek daha dengeli sonuç verebilir.

Buna karşılık takip dayanağı belge tartışmalıysa, imza inkârı veya borcun daha önce ödendiği savunması söz konusuysa sulh masasında verilecek erken taviz, sonradan geri alınamayan bir kabul niteliği taşıyabilir. Görüşme tutanaklarında borç kabulü doğuran ifadelerden kaçınılması bu yüzden önemlidir.

Yedi Günde Görülen Üç Tipik Hata

İlki, şikâyet ile itirazın karıştırılması ve dilekçenin yanlış talep başlığıyla verilmesidir. İkincisi, süre içinde yalnızca genel bir itiraz sunulup dayanak belgelerin çok sonra dosyaya konulmasıdır. Üçüncüsü ise satış aşamasının sessiz ilerlemesi: borçlu itirazla ilgilenirken kıymet takdiri ve ihale takvimi işlemeye devam eder. Bu üç hata, çoğu dosyada esasa ilişkin savunmanın hiç değerlendirilmemesine yol açar.

Kapanış Notu

Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir; her takip dosyasının tebligat geçmişi, borç ilişkisi ve mal varlığı tablosu farklıdır. Yedi günlük süre kaçırıldığında geri dönüş imkânları daralacağından, haciz tutanağı elinize geçtiği gün dosyanızın bir hukukçu tarafından incelenmesini sağlamanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla