İlamsız icra takibinde borçluya gönderilen ödeme emri, sürecin en kritik dönüm noktasıdır. Borçlu, ödeme emrini tebliğ aldıktan sonra kısa ve kesin bir süre içinde itiraz etmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir. Bu rehber, İİK ve HMK çerçevesinde ödeme emri, itiraz ve haciz ilişkisini pratik biçimde ele alır.
Ödeme Emri Tebliğinden Sonra Saat İşler
İlamsız takipte borçlunun, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz etmesi gerekir. Bu itiraz, takibi kendiliğinden durdurur. Sürenin geçirilmesi durumunda borç kesinleşmiş sayılır ve alacaklı haciz talep edebilir. Bu nedenle tebliğ tarihinin doğru saptanması, tüm sürecin belkemiğidir.
İtirazın Kapsamını Doğru Kurmak
Borçlu; borcun tamamına, bir kısmına, faize ya da imzaya itiraz edebilir. Özellikle senede dayalı takiplerde imzaya itiraz ayrı bir usule tabidir ve gelişigüzel yapılan genel itirazdan farklı sonuç doğurur. İtiraz dilekçesinde neye karşı çıkıldığının açıkça belirtilmesi, sonraki dava aşamasında konumunuzu belirler.
İtirazdan Sonra Alacaklının Yolu
- Borçlunun itirazı takibi durdurur.
- Alacaklı, elindeki belgeye göre itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yoluna başvurabilir.
- Bu davaların sonucuna göre takip yeniden işlerlik kazanır ya da düşer.
- Haksız itirazın veya haksız takibin, tazminat sonuçları doğurabileceği göz önünde tutulmalıdır.
Haciz Aşamasında Dikkat
Takip kesinleştikten sonra haczedilecek mal ve alacaklar gündeme gelir. Bu aşamada maaş, emekli aylığı ve bazı ev eşyaları bakımından haczedilemezlik koşullarının varlığı ayrıca değerlendirilmelidir. Usulsüz hacze karşı şikâyet yolu, süreye bağlı bir imkândır ve zamanında kullanılması gerekir.
Takibin türü, dayanağı ve borçlunun elindeki belgeler izlenecek stratejiyi baştan sona değiştirir. Buradaki bilgiler geneldir; ödeme emri elinize ulaştığında, süreyi kaçırmamak için hızla bir hukuk profesyoneline danışmak önerilir.