Haciz işlemi uygulandığında borçlunun elinde birbirinden farklı hukuki araçlar bulunur; ancak bunların her biri farklı süreye ve farklı mercie tabidir. Yanlış aracın seçilmesi, hakkın esasen mevcut olduğu durumlarda bile sonuç alınamamasına yol açar. Aşağıda İİK ve HMK çerçevesinde savunma yollarının ayrımı ele alınmaktadır.
İtiraz mı, Şikâyet mi?
Ödeme emrine karşı borcun bulunmadığı ileri sürülüyorsa bu bir itirazdır ve icra dairesine yöneltilir. Buna karşılık icra dairesinin yaptığı işlemin kanuna aykırı olduğu ileri sürülüyorsa bu bir şikâyettir ve icra mahkemesinde incelenir. İki kavramın karıştırılması, dilekçenin doğru zamanda doğru yere ulaşmaması sonucunu doğurur. Haczedilmesi mümkün olmayan bir malın haczedilmesi hâlinde izlenecek yol da bu ikinci kategoridedir.
Haczedilmezlik İddiasında Somut Anlatım
- Malın hangi ihtiyacı karşıladığı ve kim tarafından kullanıldığı
- Meslek icrası için zorunlu olduğu iddia ediliyorsa faaliyetin belgelenmesi
- Konutun değeri ve ailenin barınma durumuna ilişkin kayıtlar
- Maaş üzerindeki kesintinin kanunda öngörülen sınırı aşıp aşmadığı
- Birden fazla dosyadan yapılan kesintilerin toplamı
Haczedilmezlik şikâyeti süreye tabidir; haczin öğrenildiği andan itibaren işleyen bu süre kaçırıldığında, iddia esas yönünden haklı olsa dahi incelenmeyebilir.
Üçüncü Kişinin Malı Haczedilmişse
Haczedilen mal borçluya değil bir başkasına aitse, mülkiyet iddiası istihkak usulüyle ileri sürülür. Bu yol borçlunun itirazından ayrıdır ve kendine özgü ispat düzenine sahiptir. Faturalar, tapu ve sicil kayıtları, sigorta poliçeleri ve ödeme belgeleri, malın kime ait olduğunu göstermek bakımından belirleyicidir. Yalnızca beyanla yürütülen istihkak iddiaları çoğu zaman sonuçsuz kalır.
Taksitlendirme ve Satış Aşamasını İzlemek
Haciz sonrası satış süreci kendi takvimiyle ilerler. Bu aşamada borçlunun taksitle ödeme teklifi, malın kıymet takdirine itiraz ve satış ilanına ilişkin usul denetimi gibi imkânları bulunur. Kıymet takdirine itiraz süresinin kaçırılması, sonradan satış bedelinin düşüklüğünden yakınılmasını güçleştirir.
Dosyayı Tek Takvimde İzlemek
Birden fazla icra dosyası bulunan borçlularda en sık görülen sorun, sürelerin ayrı ayrı takip edilememesidir. Dosya numarası, tebliğ tarihi, işlem türü ve son gün bilgisini içeren tek bir tablo tutulması; hem hangi araca başvurulacağının hem de hangi mercie gidileceğinin karıştırılmasını önler.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Haczin konusu ve dosyanın aşaması izlenecek yolu değiştirdiğinden, işlemi öğrendikten sonra vakit kaybetmeden hukuki değerlendirme alınması önerilir.