İçeriğe geç
AC

Hacizde Borçlunun Hakları: İcra Mahkemesinin Görev Sınırı ve Yetki İtirazı

30 Mayıs 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 84 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Haciz aşamasına gelmiş bir takipte borçlunun elindeki araçlar sınırlı ama etkilidir. Belirleyici olan, itirazın hangi mercie ve hangi başlık altında yapılacağıdır. İİK ve HMK birlikte okunduğunda, aynı şikâyetin icra dairesine, icra mahkemesine veya genel mahkemeye yöneltilmesi tamamen farklı sonuçlar doğurur.

Şikâyet mi İtiraz mı: İlk Ayrım

Borcun kendisine, miktarına veya imzaya yönelik karşı çıkış bir itirazdır ve ödeme emrine karşı süresinde yapılır. Buna karşılık icra dairesinin veya memurun işleminin hukuka aykırı olduğu iddiası şikâyet yoluyla icra mahkemesine taşınır. Bu ayrım yanlış kurulduğunda dosya esasa girilmeden reddedilir ve çoğu zaman yeniden başvuru için süre kalmaz. Bu nedenle borçlunun ilk yapması gereken, itiraz edilecek hususu tek cümleyle tanımlamaktır.

İcra Mahkemesi Neyi İnceler, Neyi İncelemez

İcra mahkemesi kural olarak takip hukukuna özgü, dar ve çabuk bir inceleme yapar; kural olarak belge üzerinden ilerler ve verdiği kararlar maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Borcun esasına ilişkin kapsamlı bir yargılama gerekiyorsa menfi tespit veya istirdat davası genel mahkemede görülür. Borçlunun stratejisi bu iki kanalı birbirinin yerine değil, birlikte kullanmaya dayanmalıdır.

Yetki İtirazı ve Takibin Açıldığı Yer

Takibin açıldığı icra dairesinin yetkisine itiraz, süresi içinde ve gerekçesiyle birlikte yapılmalıdır. Yetki itirazı yapılırken hangi icra dairesinin yetkili olduğunun da gösterilmesi beklenir; aksi hâlde itiraz sonuç doğurmayabilir. Yetki itirazının borca itirazla birlikte ileri sürülmesi ve ikisinin karıştırılmaması, sonraki aşamada itirazın kaldırılması talebine karşı savunmayı güçlendirir.

Haczedilemezlik İddiasının Zamanlaması

  • Maaş ve ücret üzerindeki haczin sınırı ile ailenin geçimi için gerekli eşyaya ilişkin korumalar ayrı ayrı değerlendirilir.
  • Haczedilemezlik iddiası, haczin öğrenilmesinden sonra gecikmeksizin ileri sürülmelidir.
  • Üçüncü kişiye ait mal haczedilmişse istihkak yolu işletilir; bu yol borçlunun itirazından farklıdır.
  • Muvafakatle yapılan kesintilerde sonradan itiraz imkânı daralabilir.

Anlaşma ile Dava Arasındaki Denge

Alacaklıyla yapılacak taksit sözleşmesi takibi durdurur ancak borcun kabulü anlamına gelebilir; imza eksik incelenmiş bir dosyada bu tercih itiraz haklarını tüketebilir. Buna karşılık uzun sürecek bir menfi tespit davasında teminat ve faiz yükü de hesaba katılmalıdır. Kararı verirken takibe konu belgenin niteliği, elde bulunan karşı delil ve haczin fiilen yarattığı zarar birlikte tartılır.

Yazıdaki açıklamalar genel çerçeve sunar; takip dosyanızdaki tarihler ve belgeler farklı bir yol gerektirebilir. Haciz tutanağını ve tebliğ evrakını bir hukukçuya inceletmeniz uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla