Haciz aşaması, borçlu bakımından hem hızlı hem de geri dönüşü zor sonuçlar doğurur. İİK kapsamındaki takip düzeni ile HMK çerçevesindeki usul kuralları birlikte okunmadığında, aslında sakat olan bir işlem süresinde ileri sürülmediği için kesinleşebilir. Aşağıdaki kontroller, usule aykırı işlem karşısında hangi hakkın hangi yolla kullanılacağını netleştirmeye yöneliktir.
İtiraz ile şikayet aynı yol değildir
Uygulamada en çok karıştırılan konu budur. Borcun kendisine, miktarına ya da imzaya yönelik karşı çıkışlar ile takip işleminin usulüne yönelik karşı çıkışlar farklı mercilere ve farklı sürelere tabidir. Bu ayrım yapılmadan verilen dilekçe, doğru içeriğe sahip olsa bile sonuçsuz kalabilir. Bu nedenle ilk adım, karşı çıkılan şeyin borç mu yoksa işlem mi olduğunu belirlemektir.
Haciz tutanağı satır satır okunmalı
- Haczedilen malların cinsi, adedi ve tahmini değeri yazılmış mı
- Haciz sırasında hazır bulunanlar ve imzaları tutanakta yer alıyor mu
- Üçüncü kişiye ait olduğu beyan edilen mallar için beyan tutanağa geçirilmiş mi
- Adres, borçlunun bilinen adresiyle örtüşüyor mu
- Muhafaza altına alma yapıldıysa gerekçesi ve teslim edilen yer gösterilmiş mi
Haczedilemeyen değerler
Kanun, borçlunun ve ailesinin yaşamını sürdürebilmesi için zorunlu bazı mal ve hakları haczin dışında tutar; maaş ve benzeri gelirlerde ise kısmi haciz düzeni geçerlidir. Bu kapsamdaki bir işlem yapılmışsa, itiraz beyanı sadece sözlü bırakılmamalı, süresinde ve yazılı olarak ilgili mercie iletilmelidir. Maaş haczinde kesinti oranının doğru uygulanıp uygulanmadığı bordro üzerinden kontrol edilmelidir.
Zaman çizelgesi tutmak
- Ödeme emrinin tebliğ tarihi ve tebligat evrakının durumu
- İtiraz veya şikayet için kullanılan tarih ve verildiği mercii
- Haciz işleminin yapıldığı gün ve öğrenildiği an
- Kıymet takdiri ve satış aşamasına ilişkin bildirimler
- Yapılan kısmi ödemeler ve bunların dosyaya işlendiği tarihler
Satış aşamasına geçmeden önce
Kıymet takdirine yönelik itiraz süresi kaçırıldığında, sonraki aşamada değerin düşüklüğünü tartışmak güçleşir. Bu nedenle takdir raporunun tebliğ tarihi ayrıca izlenmeli; taşınmazlarda mahalle, kat, alan ve niteliğe ilişkin hatalar raporda tek tek gösterilmelidir. Borcun yapılandırılması ya da taksitlendirilmesi görüşülüyorsa, mutabakatın dosyaya yansıtılması gerekir; kayıtsız kalan anlaşmalar takibi durdurmaz.
Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır. Takibin türü, alacağın niteliği ve tebligat geçmişi kullanılacak yolu değiştirebileceğinden, haciz öğrenilir öğrenilmez dosyanın hukuki değerlendirmeden geçirilmesi önerilir.