İçeriğe geç
AC

Haciz Sonrası Borçlunun Hakları: İtiraz mı Şikâyet mi, Hangi Kapıya

30 Mart 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 81 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İcra takibiyle karşılaşan borçlunun en kritik kararı, elindeki belgeye ne tür bir tepki vereceğidir. İİK sisteminde itiraz ve şikâyet birbirinden farklı yollardır; muhatabı, süresi ve sonucu aynı değildir. Yanlış kapıya yapılan başvuru, çoğu zaman hakkın kendisini kaybettirir. Bu rehber, o ayrımı pratik hâle getirir.

Elinizdeki Evrakı Doğru Okuyun

İlk adım, tebliğ edilen belgenin ödeme emri mi, icra emri mi yoksa haciz ihbarnamesi mi olduğunu tespit etmektir. Bu ayrım, takibin ilama dayalı olup olmadığını ve dolayısıyla borca itiraz imkânının bulunup bulunmadığını belirler. Belgenin üzerindeki tebliğ tarihi ise tüm takvimin başlangıç noktasıdır ve mutlaka kayıt altına alınmalıdır.

İtiraz Hangi Hâlde Gündeme Gelir

  • Borcun mevcut olmadığı, ödendiği veya zamanaşımına uğradığı ileri sürülüyorsa borca itiraz söz konusudur.
  • Senetteki imzanın borçluya ait olmadığı iddia ediliyorsa, imzaya itirazın ayrıca ve açıkça belirtilmesi gerekir.
  • Borcun bir kısmı kabul ediliyorsa, itiraz edilen tutar açıkça gösterilmelidir.
  • İtirazın muhatabı takibin yürütüldüğü icra dairesidir; süresi kısadır ve kaçırıldığında takip kesinleşir.

Şikâyet Farklı Bir Yoldur

Şikâyet, borcun varlığına değil, icra dairesinin işlemine yöneliktir. Haczedilemeyecek bir malın haczedilmesi, usule aykırı bir işlem yapılması ya da yasal sınırların aşılması hâllerinde başvurulacak yol budur ve icra hukuk mahkemesinde görülür. Borca itiraz edilmesi gereken yerde şikâyet, şikâyet edilmesi gereken yerde itiraz yoluna gidilmesi, uygulamada en sık rastlanan usul hatalarındandır.

Haczedilen Mal Üzerindeki Uyuşmazlıklar

Haczedilen malın üçüncü kişiye ait olduğu iddiası ayrı bir usule tabidir ve bu iddianın sahibi ile ileri sürülme zamanı sonucu doğrudan etkiler. Aynı şekilde, ev eşyası ve gelir üzerindeki hacizlerde sınırların aşılıp aşılmadığı, haciz tutanağı üzerinden denetlenmelidir.

Takvimi Tek Sayfada Tutmak

Tebliğ tarihi, itiraz tarihi, haciz tarihi ve satış aşamalarının tarihleri aynı çizelgede izlenmelidir. Özellikle satış aşamasına geçilen dosyalarda, sonradan yapılan başvuruların etkisi sınırlı kalır. Ödeme güçlüğü varsa taksitlendirme ve haczin kaldırılması yönündeki talepler de bu takvim içinde planlanmalıdır.

Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir; takibin türü ve dayanağı yolu değiştirir. Süreler kısa olduğundan, elinize ulaşan evrakı gecikmeden hukuki değerlendirmeye sunmanız önemlidir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla