İçeriğe geç
AC

Hacizde Borçlunun Hakları: Şikâyet Süresini Kaçırmadan Savunma Kurmak

16 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 79 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Haciz uygulandığında borçlunun elinde iki farklı savunma hattı bulunur: takibin dayanağına yönelik itiraz ve icra memurunun işlemine yönelik şikâyet. Bunlar farklı mercilere, farklı sürelerde ve farklı gerekçelerle yapılır. Karıştırılması hâlinde haklı bir talep, incelenmeden reddedilir. Bu rehber İİK ve HMK çerçevesinde borçlunun haciz aşamasındaki savunma araçlarına odaklanır.

İtiraz mı, Şikâyet mi?

Borca veya imzaya yönelik beyanlar itirazdır ve takip türüne göre icra dairesine ya da icra mahkemesine yöneltilir. Buna karşılık haczin usulüne, haczedilen malın niteliğine, kıymet takdirine veya satış işlemine yönelik beyanlar şikâyet konusudur ve icra mahkemesine yapılır. Şikâyet için kanunda yedi günlük süre öngörülmüştür ve bu süre öğrenme tarihinden işler. Kamu düzenine aykırılık hâlleri ile bir hakkın yerine getirilmemesi hâlleri ise süreye bağlı değildir; haczedilmezliğin kamu düzeninden sayıldığı hâller bu nedenle önem taşır.

Haczi Caiz Olmayan Mal ve Haklar

  • Borçlunun ve ailesinin kişisel kullanımına yarayan, meslek ve sanatı için gerekli olan eşyalar kanunda sayılan ölçüde haczedilemez.
  • Maaş ve ücretlerde haciz, kanunda belirlenen orandan az olmamak üzere kısmi olarak uygulanır; birden fazla haciz varsa sıraya alınır.
  • Sosyal güvenlik mevzuatı uyarınca bağlanan aylıklar kural olarak haczedilemez; bu konuda öngörülen istisnalar ve muvafakat şartları ayrıca değerlendirilmelidir.
  • Nafaka alacakları bakımından kanunda özel düzenlemeler bulunur ve genel sınırlamalar aynı biçimde uygulanmaz.

Haciz Tutanağını Okumadan İtiraz Etmeyin

Savunmanın dayanağı çoğu zaman tutanağın kendisindedir. Tutanakta haczedilen malın cinsi, adedi, tahmini değeri, haczin yapıldığı saat ve hazır bulunanlar gösterilir. Üçüncü kişiye ait mal haczedilmişse istihkak iddiasının tutanağa geçirilmesi gerekir; iddia haciz sırasında ileri sürülmediyse öğrenmeden itibaren kanuni süre içinde icra dairesine bildirilmelidir. Bu adımın atlanması, malın satılmasına kadar giden bir süreci başlatır.

Kıymet Takdiri ve Satış Aşaması

  1. Kıymet takdiri raporu tebliğ edildiğinde, değerin düşük belirlendiği düşünülüyorsa kanuni süre içinde icra mahkemesinden yeniden takdir istenir.
  2. Satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği kontrol edilir; usulsüz tebliğ ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülebilir.
  3. İhalenin feshi talebi için öngörülen süre kısadır ve ihale tarihinden itibaren işler.
  4. Borcun ödenmesi veya taksitlendirme yapılması hâlinde haczin kaldırılması ayrıca talep edilmelidir; ödeme tek başına haczi kendiliğinden sona erdirmez.

Usule Aykırı İşlem Doğuran Tipik Durumlar

Ödeme emrinin usulsüz tebliği, hacizde meskeniyet iddiasının hiç ileri sürülmemesi, maaş haczinde oran sınırının aşılması ve icra mahkemesi ile genel mahkemenin görev alanının karıştırılması en sık rastlanan sorunlardır. Menfi tespit ve istirdat davaları genel mahkemede görülürken, takip işlemlerine yönelik şikâyetler icra mahkemesinin görev alanındadır.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Haciz tutanağının içeriği ve tebligat geçmişi savunmayı doğrudan belirlediğinden, süreler işlerken bir hukukçudan destek almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla