Elektronik hacizde işlem, borçlunun haberi olmadan tamamlanır. Banka hesabına konulan blokeyi çoğu zaman ilk fark eden, ödeme yapmaya çalışan borçlunun kendisidir. Bu yapı, itiraz ve şikâyet yollarında delil sorununu ters çevirir: tartışılacak olan işlem, henüz kimseye tebliğ edilmeden gerçekleşmiş olabilir.
İlk Yapılması Gereken: Kaydı Dondurmak
Blokenin fark edildiği an, hesaba ilişkin ekstre, bloke tutarı ve bloke tarihini gösteren banka yazısı temin edilmelidir. Bankalar bu bilgiyi zaman içinde farklı formatlarda verdiğinden, işlemin hangi dosya numarasına dayandığını gösteren yazının alınması önem taşır. Dosya numarası bilinmeden yapılan başvurular, hangi icra dairesine yöneleceği belirsiz kaldığı için sonuçsuz kalabilir.
Haczedilemeyecek Kalemleri Ayırmak
- Maaş ve ücret hesaplarında yasal sınırın aşılıp aşılmadığının hesaplanması
- Sosyal yardım, nafaka ve benzeri nitelikteki girişlerin kaynağıyla birlikte gösterilmesi
- Emekli aylığına ilişkin özel korumanın, hesabın niteliğiyle birlikte belgelenmesi
- Ortak hesaplarda payın ayrıştırılmasına dayanak oluşturan belgeler
- Ticari işletme hesabı ile kişisel hesabın karışmasını önleyen kayıtlar
Delil Eksikliğinin En Pahalı Biçimi
Uygulamada en çok karşılaşılan durum, borçlunun bloke kalktıktan sonra itiraz etmeyi düşünmesidir. Oysa tahsil edilip alacaklıya ödenen tutarın geri alınması, bloke aşamasındaki bir şikâyete göre çok daha zor bir sürece dönüşür. İkinci sık hata, maaş hesabı olduğunun sözlü olarak bildirilmesi; işveren yazısı ve ödeme kayıtları sunulmadığında bu beyan karşılık bulmayabilir.
Başvuru Yolunu Doğru Seçmek
- Şikâyet konusu, işlemin kendisine mi yoksa borcun esasına mı yöneldiği belirlenir.
- İİK çerçevesinde icra dairesine mi icra mahkemesine mi başvurulacağı ayrıştırılır.
- Tebligat yapılmışsa tarihi, yapılmamışsa öğrenme tarihi belgeyle ortaya konur.
- Talep bölümünde blokenin kaldırılması ile ödemenin durdurulması ayrı ayrı istenir.
- Aynı dosyada birden çok hesaba bloke konulmuşsa, her biri için ayrı gerekçe yazılır.
Alacaklı Tarafın Bakışı
Alacaklı açısından da tablo delil odaklıdır. Haczin usulüne uygun kurulduğunu, sıra cetveline etkisini ve borçlunun mal kaçırma iddialarına dayanak oluşturan kayıtları gösteren belgeler dosyada hazır tutulmalıdır. HMK ve İİK usulünün kesiştiği noktalarda, yalnızca hızlı hareket etmek yeterli olmaz; işlemin geri alınmasına yol açacak eksikliklerin baştan giderilmesi gerekir.
Bu yazı yol gösterici genel bilgi sunar. Hesabın niteliği, dosyadaki alacak kalemleri ve tarafların sıfatı sonucu değiştirebileceğinden, işlem öğrenilir öğrenilmez hukuki değerlendirme alınması yerinde olur.