İçeriğe geç
AC

E-Haciz ve Hesap Bloke İşlemlerinde Şikâyet: Süre ve Kapsam Denetimi

30 Mayıs 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 79 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Elektronik haciz uygulandığında borçlunun karşılaştığı ilk sorun genellikle borcun varlığı değil, hesabın tamamının bloke edilmiş olmasıdır. İcra ve İflas Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde bu tabloyu düzeltmenin yolu, hangi itiraz ve şikâyet mekanizmasının hangi süre içinde işletileceğini doğru seçmekten geçer. Yanlış kapıya yapılan başvuru, süre işlemeye devam ettiği için çoğu zaman geri dönülemez bir sonuç doğurur.

İtiraz mı Şikâyet mi: İki Ayrı Mekanizma

Borcun varlığına, tutarına ya da imzaya karşı ileri sürülen talep, ödeme emrine itirazdır ve ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal süresi içinde icra dairesine yapılır. Buna karşılık icra müdürlüğünün yaptığı bir işlemin hukuka aykırı olduğu iddiası şikâyet konusudur ve icra mahkemesine yöneltilir. Şikâyet kural olarak işlemin öğrenilmesinden itibaren kısa bir süreye tabidir; ancak kamu düzenine aykırılık ya da hakkın yerine getirilmemesi gibi hâllerde süre koşulu farklı işler. Bloke işleminde iki mekanizmanın karıştırılması sık görülen bir hatadır.

Haczedilemeyen Değerler Bakımından Kontrol Listesi

  • Maaş ve ücret üzerindeki haczin yasal orana uygun uygulanıp uygulanmadığı
  • Emekli aylığı üzerinde borçlunun muvafakati bulunmaksızın işlem yapılıp yapılmadığı
  • Nafaka alacağı gibi öncelikli alacaklarla sıralamanın doğru kurulması
  • Hesaba yatan sosyal yardım ve benzeri ödemelerin niteliğinin belgelenmesi
  • Aynı borç için birden fazla hesapta orantısız bloke uygulanması
  • Üçüncü kişiye ait olduğu ileri sürülen mal veya alacak için istihkak yolunun işletilmesi

Tebligat Zinciri Dosyanın Zayıf Halkasıdır

E-haciz uygulanan borçlunun çoğu zaman ödeme emrinden haberi olmamıştır. Bu durumda takip dosyasındaki tebligat parçası incelenmeli; adresin güncel olup olmadığı, tebliğin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ve kime teslim edildiği araştırılmalıdır. Usulsüz tebligat ileri sürülüyorsa öğrenme tarihi açıkça bildirilmeli ve buna dayanan talepler aynı dilekçede toplanmalıdır. Takip dosyasının tamamının incelenmesi, itiraz süresinin fiilen ne zaman başladığını gösterir.

Ödeme Protokolü ile Takibin Sürdürülmesi Arasında

Alacaklıyla yapılan yapılandırma, hacizlerin kaldırılmasını sağlayabildiği için borçlu açısından pratik bir çözümdür. Ancak protokolde üç nokta netleştirilmeden imza atılmamalıdır: hangi hacizlerin ne zaman kaldırılacağı, ödeme aksarsa takibin hangi tutar üzerinden devam edeceği ve işlemiş faiz ile masrafların nasıl hesaplandığı. Borca itiraz hakkından vazgeçilmesi anlamına gelebilecek ifadeler, ödeme kabiliyeti değerlendirilmeden kabul edilmemelidir. Alacaklı açısından ise protokol, tahsilatı hızlandırırken haczin sağladığı güvenceyi erken kaybetme riski taşır; bu denge dosyanın teminat durumuna göre kurulmalıdır.

Yukarıdakiler genel bilgilendirme niteliğindedir. Takibin türü, alacağın niteliği ve tebligat durumu izlenecek yolu değiştirdiğinden, bloke öğrenildiğinde vakit kaybetmeden hukuki destek alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla