İçeriğe geç
AC

E-Haciz Uygulamasında İtiraz ve Şikâyet: Doğru Adımı Süresinde Atmak

10 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 85 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Banka hesabına konulan bloke çoğu zaman borçlunun takipten haberdar olduğu ilk andır. Bu noktada verilen ilk karar, sürecin tamamını belirler: yapılacak olan ödeme emrine itiraz mı, yoksa haciz işlemine karşı şikâyet mi? İki yolun süresi, mercii ve sonucu farklıdır ve yanlış tercih çoğu kez telafisi olmayan bir kayıpla sonuçlanır.

İtiraz ile Şikâyet Aynı Şey Değildir

Ödeme emrine itiraz, borcun kendisine ya da miktarına yöneliktir ve kural olarak icra dairesine yapılır. Şikâyet ise icra dairesinin yaptığı işlemin hukuka aykırılığına dayanır ve icra mahkemesine yöneltilir. E-haciz uygulaması bakımından tartışma çoğu zaman ikinci başlıktadır: işlemin kapsamı, haczedilemeyecek bir alacağa uzanıp uzanmadığı ve haczin kaldırılması talebi burada ele alınır. İİK bu iki yolu ayrı sürelere bağlamıştır.

Haczedilmezlik İddiasının Zamanı

Maaş ve ücretin belirli bir kısmı, emekli aylığı ve kişinin haline münasip bazı eşyalar bakımından haczedilmezlik korumaları bulunur. Ancak bu koruma çoğu halde süresinde ileri sürülmeye bağlıdır; işlemi öğrendikten sonra süresinde şikâyet edilmezse haciz geçerliliğini korur. Emekli aylığına ilişkin hesaplarda borçlunun sonradan verdiği muvafakatin sonucu değiştirebileceği de göz önünde tutulmalıdır.

Bloke Konulduğunda İzlenecek Sıra

  1. Dosya numarası ve alacaklı bilgisi öğrenilerek takibin dayanağı belirlenir.
  2. Ödeme emrinin tebliğ edilip edilmediği, edilmişse tarihi tespit edilir.
  3. Hesaba yatan paranın kaynağı belgelenir; ücret, nafaka veya sosyal yardım niteliği ayrıştırılır.
  4. Süresi geçmemişse itiraz, geçmişse şikâyet ya da menfi tespit yolu değerlendirilir.
  5. Talep edilen tutarın fazla olması halinde hesap dökümü üzerinden karşı hesaplama hazırlanır.

Yanlış Mercie Başvurunun Bedeli

İcra mahkemesine yapılması gereken şikâyetin icra dairesine verilmesi ya da tersi durum, evrakın gönderilmesi sırasında sürenin dolmasına yol açabilir. Bu süreler niteliği gereği kısa tutulmuştur ve uzatılamaz. Tebligatın usulsüz olduğu iddiası varsa, bu husus da ayrı bir şikâyet konusu olarak ve öğrenme tarihi gösterilerek ileri sürülmelidir.

Takibin Durdurulması ve Sonraki Aşama

İtiraz üzerine takip duruyorsa alacaklı, itirazın kaldırılması veya iptali yoluna başvurur. Borçlu bakımından ise borçlu olunmadığının tespiti talebi ayrı bir dava konusudur ve HMK usulüne göre yürütülür. Bu aşamada teminat karşılığı takibin durdurulması talebi, blokenin yarattığı ticari zararı sınırlamak için değerlendirilebilir.

Bu açıklamalar genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır. Takibin türü, tebligat tarihi ve hesabın niteliği izlenecek yolu tümüyle değiştirebileceğinden, bloke öğrenildiği anda hukuki değerlendirme yapılması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla