Banka hesabına konulan bloke, çoğu borçlunun takipten haberdar olduğu ilk andır. Oysa e-haciz bir başlangıç değil, sonuçtur; ödeme emri aşaması çoktan geçilmiştir. İİK ve HMK çerçevesindeki bu rehber, hesap bloke edildiğinde hangi yolun açık olduğunu ve itiraz ile şikâyet arasındaki farkı ele alıyor.
Önce Dosya Okuması
Yapılacak ilk iş, takibin türünü ve aşamasını belirlemektir. İlamsız takipte ödeme emrine itiraz takibi durdururken, ilama dayalı takipte aynı yol işlemez. Kambiyo senedine dayalı takipte ise itiraz icra mahkemesine yapılır ve kural olarak takip kendiliğinden durmaz. Bu ayrım yapılmadan yazılan dilekçe, çoğu zaman süre içinde verilmiş olsa dahi sonuç doğurmaz.
İtiraz ile Şikâyetin Ayrımı
- Borcun bulunmadığı, ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiası itiraz konusudur.
- Haciz işleminin usulüne aykırı yapılması ya da haczedilemeyecek bir mal veya alacağa el atılması şikâyet konusudur.
- Tebligatın usulsüz olduğu iddiası ayrı bir başlıktır ve öğrenme tarihinin gösterilmesini gerektirir.
- Üçüncü kişiye ait mal veya hesap söz konusuysa istihkak yolu gündeme gelir.
Hesap Bloke Edildiğinde
Maaş hesapları bakımından haczin sınırı, emekli aylığı ve sosyal yardım niteliğindeki ödemeler bakımından ise haczedilmezlik kuralları ayrıca değerlendirilir. Burada belirleyici olan, hesaba giren paranın kaynağının belgelenmesidir. Banka yazısı, bordro ve ödeme açıklamaları dosyaya sunulmadan yapılan başvurular çoğunlukla eksik bulunur. Haczedilmezlik iddiasının kanunda öngörülen kısa süre içinde ileri sürülmesi gerektiği de gözden kaçırılmamalıdır.
Ret Kararından Sonra
İcra mahkemesinin kararına karşı kanun yolu incelemesi istenebilir. Bu aşamada dilekçenin gücü, ilk başvuruda sunulmayan belgeye değil, ret gerekçesinin doğrudan karşılanmasına dayanır. Ayrıca satış aşamasına geçilmişse, kanun yolu başvurusu tek başına satışı durdurmayabileceğinden, tedbir talebinin ayrıca ileri sürülmesi gerekir.
Taksitlendirme mi Yargılama mı
Alacaklıyla yapılan taksit anlaşması, hacizlerin kaldırılması bakımından hızlı sonuç verebilir; ancak anlaşmanın icra dosyasına usulüne uygun geçirilmemesi hâlinde koruma sağlamaz. Karşı tarafın kabulüyle yapılan taksit taahhüdünün sonuçları, imza atılmadan önce anlaşılmalıdır. Borca esaslı itirazı bulunan borçlunun ödeme taahhüdüne girmesi, itiraz iddiasını zayıflatabilir.
Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır. Takip dosyasının türü ve tebligat geçmişi sonucu değiştirdiğinden, başvuru öncesi dosya suretinin incelenmesi gerekir.