İçeriğe geç
AC

Haciz ve E-Haciz Uyuşmazlığında Görevli Mahkeme, Yetki ve Şikayet Süresi

17 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 83 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Bankadaki paraya düşen bir e-haciz ya da eve gelen haciz tutanağı sonrası akla ilk gelen soru şudur: bu işleme nereye ve ne zamana kadar karşı çıkılır? İcra hukukunda her karşı çıkış aynı mercie gitmez; itirazın konusu, hem görevli mercii hem de elinizde kalan süreyi doğrudan değiştirir. Bu yazı, haciz ve e-haciz özelinde mercii seçimini ve süre kaybı riskini ele alıyor.

İtiraz mı şikayet mi: ayrım her şeyi belirler

Ödeme emrinin kendisine, borcun varlığına veya imzaya yönelik itiraz icra dairesine yapılır. Buna karşılık haczin usulüne, kapsamına, haczedilemez mal veya alacağın haczedilmiş olmasına yönelik iddialar şikayet yoluyla icra mahkemesine taşınır. Aynı dosyada iki yolun karıştırılması, sürenin doğru mercie başvurulmadan tükenmesine yol açar; İİK bakımından bu tür süreler kural olarak hak düşürücü niteliktedir ve kaçırıldığında yeniden işletilemez.

Yetkili icra mahkemesi nasıl bulunur

Şikayet, takibin yürütüldüğü icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yöneltilir. Borçlunun yerleşim yeri başka bir ilde olsa dahi belirleyici olan takip dosyasının bulunduğu yerdir. Aynı borçluya karşı farklı illerde birden çok takip varsa, her dosya için ayrı mahkeme ve ayrı süre işler; dosyaları tek bir takvimde birleştirmeden hareket etmek en sık görülen hak kaybı sebebidir.

E-hacizde sürenin başladığı an

Fiziki hacizde tutanak tarihi görece nettir; e-hacizde ise sürenin başlangıcı çoğu zaman öğrenme tarihine bağlanır ve bu tarihin ispatı başvurana düşer. Dosyaya konulması gereken kayıtlar şunlardır:

  • Bankanın gönderdiği bloke bildirimi ve saatini gösteren ekran görüntüsü
  • UYAP veya e-Devlet üzerinden dosyanın görüntülendiği tarihi gösteren kayıt
  • Hesap ekstresinde blokenin ilk göründüğü işlem satırı
  • Varsa tebligat parçası ve tebliğ tarihini gösteren mazbata

Süre tükendiyse hangi yollar açık kalır

Şikayet süresinin geçmesi her ihtimalde yolun kapandığı anlamına gelmez. Malın üçüncü kişiye ait olduğu iddiası istihkak prosedürüyle, borcun hiç doğmadığı veya sona erdiği iddiası menfi tespit ve istirdat davalarıyla ayrıca ileri sürülebilir. Kamu düzenine aykırılık taşıyan işlemlere karşı süreye bağlı olmayan şikayet imkânı da gündeme gelebilir. Bu yolların her birinin görevli mahkemesi ve ispat yükü farklı olduğundan, seçim baştan yapılmalıdır.

Dosya kurarken işe yarayan sıra

  1. Takip türünü ve dayanağını (ilamlı, ilamsız, kambiyo) belirleyin.
  2. İşlemi itiraz, şikayet ve dava başlıkları altında sınıflandırın.
  3. Her başlık için mercii ve süreyi ayrı satıra yazın.
  4. Öğrenme tarihini belgeleyen kaydı dosyanın en önüne koyun.
  5. Süre dolmadan önceki bir tarihi kontrol günü olarak işaretleyin.

Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir. Takibin türü, tebligatın usulü ve haczedilen malvarlığının niteliği sonucu değiştirebileceğinden, somut dosyanız için bir hukukçuyla birlikte değerlendirme yapmanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla