Maaş haczi, borçlunun günlük yaşamına en doğrudan dokunan icra işlemidir ve buradaki tartışmaların çoğu esasa değil usule ilişkindir. Bu rehber, İİK ve genel usul hükümleri ekseninde maaş haczine karşı hangi yolun seçileceğini ve tebliğ tarihindeki gecikmenin dosyayı nasıl kilitlediğini açıklar.
Kesintinin Sınırı Nedir
İcra ve İflas Kanunu maaşların ancak kısmen haczedilebileceğini düzenler; borçlunun ve ailesinin geçimi için gerekli miktar ayrıldıktan sonra kalan kısım hacze konu olur ve haczedilecek miktar maaşın dörtte birinden az olamaz. Uygulamada uyuşmazlık, geçim için gerekli miktarın nasıl hesaplandığı ve maaş dışındaki ödemelerin bu hesaba dâhil edilip edilmeyeceği noktasında yoğunlaşır. Sosyal güvenlik mevzuatından doğan bazı ödemelerin haczi ise ayrı kurallara tabidir.
İtiraz mı Şikâyet mi
Bu ayrım dosyanın en kritik tercihidir:
- Borcun kendisine, miktarına veya imzaya yönelik karşı çıkış itiraz konusudur ve ödeme emrinin tebliğinden itibaren işleyen kısa sürelere tabidir.
- Haczin kapsamı, kesinti oranı veya haczedilemez nitelikteki bir alacağa el atılması şikâyet yoluyla icra mahkemesine taşınır.
- Yanlış yolun seçilmesi, esasa girilmeden reddedilen bir başvuruyla sonuçlanır ve bu sırada asıl süre tüketilmiş olabilir.
Tebligat Gecikmesi Neyi Bozar
Ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmemesi ya da eski adrese yapılması, borçlunun takipten geç haberdar olmasına ve itiraz süresinin fiilen kullanılamamasına yol açar. Böyle bir durumda öğrenme tarihi esas alınarak usulsüz tebligat şikâyeti gündeme gelir; ancak öğrenme tarihinin de belgelenmesi gerekir. İşverene gönderilen haciz müzekkeresinin tarihi, maaş bordrosundaki ilk kesinti ayı ve UYAP üzerinden dosyanın ilk görüntülenme kaydı, öğrenme anını göstermek bakımından değerlidir.
Belge Setini Kurmak
Maaş haczi dosyalarında sunulacak asgari belge grubu; güncel bordrolar, kesinti öncesi ve sonrası banka hesap dökümü, işveren yazışmaları, bakmakla yükümlü olunan kişilere ilişkin nüfus kaydı ve varsa kira ile sabit gider belgeleridir. Birden fazla dosyadan haciz varsa, sıra cetveli ve dosya numaraları tek bir tabloda toplanmalıdır.
Taksitlendirme ve Anlaşma Seçeneği
Her uyuşmazlık mahkeme kararıyla çözülmez. Alacaklıyla yapılacak taksit sözleşmesi, kesinti oranını fiilen makul seviyeye çekebilir; ancak bu anlaşmanın icra dosyasına şerh edilmesi ve ödeme kayıtlarının saklanması şarttır. Aksi hâlde ödemeler ispatlanamaz.
Yukarıdaki değerlendirmeler genel niteliktedir. Takip türü, alacağın kaynağı ve dosyadaki tebligat parçalarının içeriği sonucu tümüyle değiştirebileceğinden, hangi yola başvurulacağının dosya incelenerek belirlenmesi gerekir.