İcra takibinin borçlu üzerindeki en doğrudan etkisi çoğu zaman maaş haczi ile hissedilir. İİK, ücret ve emekli aylığı gibi gelirlerin ne ölçüde haczedilebileceğini sınırlar; bu sınırların aşılması, borçlunun geçimini tehlikeye atar ve düzeltilmesi gereken bir usulsüzlük doğurur.
Ücretin Ne Kadarı Haczedilebilir
Kanun, ücretin tamamının değil ancak belirli bir kısmının haczine izin verir ve asgari geçim için gerekli bölümü korur. Nafaka alacakları bu sınırlamanın dışında ayrı bir rejime tabidir. Bir maaş üzerine birden fazla haciz düşmüşse, bunların sıra ve derece ilişkisi kesinti oranını doğrudan etkiler.
Sınır Aşımına Karşı Ne Yapılır
- Haczedilemez sınırın altına inen bir kesinti yapılıyorsa, icra mahkemesine şikâyet yoluyla düzeltme istenir.
- İşverenin fazla kesinti yapması halinde, aradaki farkın iadesi gündeme gelir.
- Muvafakatle yapılan haciz ile kanuni sınır içindeki haciz farklı değerlendirilir; verilen rızanın kapsamı incelenir.
İşverenin Sorumluluğu
Haciz ihbarnamesi işverene tebliğ edildiğinde, işveren borçlunun ücretinden kesinti yapıp icra dosyasına aktarmakla yükümlü hale gelir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, işvereni de sürecin muhatabı yapar. Çalışanın işten ayrılması durumunda yeni iş bilgisinin bildirilmesi gibi usuli adımlar da ihmal edilmemelidir.
Takibe İtiraz ile Karıştırmamak
Maaş haczinin sınırına itiraz, borcun kendisine itirazdan farklıdır. Borcun esasına ödeme emri aşamasında itiraz edilirken, kesinti oranına ilişkin usulsüzlük şikâyet konusudur. İki yolun süreleri ve mercileri ayrı olduğundan, hangi şikâyetin hangi kanaldan yürüyeceği baştan ayrıştırılmalıdır.
Bütçe ve Uzlaşma Perspektifi
Kesinti oranı ile borçlunun ödeme gücü karşılaştırıldığında, taksitlendirme veya yapılandırma çoğu kez her iki taraf için de daha verimli olur. Bu ihtimal, haciz devam ederken bile masaya getirilebilir.
Yukarıdakiler genel bilgidir; ücret türü ve haciz sırası her dosyada değiştiğinden, kesintinin hukuka uygunluğunu bordro ve dosya üzerinden ayrıca incelettirmek yerinde olur.