İçeriğe geç
AC

Maaş Haczinde Kesinti Oranı, Dosya Sırası ve Uygulama Takvimi

30 Mayıs 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 80 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Maaş haczi, alacaklı için düzenli tahsilat sağlayan, borçlu içinse aylık bütçeyi doğrudan etkileyen bir uygulamadır. İcra ve İflas Kanunu ile HMK ekseninde bu rehber, haczin nasıl uygulandığını, kesinti oranının nasıl belirlendiğini ve birden çok dosya olduğunda sıranın nasıl işlediğini ele alır.

Haczin işleyişi: müzekkereden bordroya

Takip kesinleştikten sonra alacaklının talebiyle icra dairesi işverene haciz yazısı gönderir. İşveren, yazının kendisine ulaşmasından sonra kesintiyi başlatmak ve icra dosyasına yatırmakla yükümlüdür. Bu zincirde üç tarih ayrı ayrı önemlidir: yazının işverene ulaştığı gün, ilk kesintinin yapıldığı bordro dönemi ve paranın dosyaya girdiği tarih. Bu tarihler tutulmadığında, sonradan yapılacak hesap itirazları dayanaksız kalır.

Kesinti oranı ve haczedilemeyen kısım

Ücret hacizlerinde kural, gelirin tamamının değil belirli bir kısmının haczedilebilmesidir. Kanun, borçlu ve ailesinin geçimi için gerekli miktarın dışarıda bırakılmasını öngörür ve ücretin dörtte birinden azının haczedilemeyeceğini düzenler. Nafaka alacakları bakımından ise farklı bir rejim uygulanır. Emekli aylığı, asgari geçim kaynağı niteliğindeki bazı ödemeler ve sosyal yardım nitelikli kalemler bakımından haczedilemezlik iddiası ayrıca değerlendirilir.

Uygulamada tartışma çıkaran noktalar

  • İkramiye, prim ve yol yardımının kesintiye dâhil edilip edilmeyeceği
  • Kıdem ve ihbar tazminatı ödemelerinin hangi rejime tabi olduğu
  • Aynı kişinin birden fazla işverenden gelir elde etmesi
  • Borçlunun yazılı muvafakatiyle daha yüksek oranda kesinti yapılması

Birden çok dosya varsa sıra nasıl işler

Aynı ücret üzerinde birden fazla haciz bulunduğunda kesinti bölünmez; dosyalar sıraya girer ve önceki dosya kapandıkça sıradaki dosyaya geçilir. Nafaka alacakları bu sıralamada ayrıcalıklı konumdadır. Alacaklı bakımından sıranın kaçıncı olduğunun bilinmesi, tahsilat beklentisini gerçekçi kılar; borçlu bakımından ise toplam kesintinin kanuni sınırı aşıp aşmadığının denetlenmesini sağlar.

İşverenin sorumluluğu

Kesintiyi hiç yapmayan veya yaptığı hâlde dosyaya yatırmayan işveren, kendi malvarlığından sorumlu tutulabilir. İşten ayrılma hâlinde durumun icra dairesine bildirilmesi de bir yükümlülüktür. Bu nedenle işveren tarafında bordro, muhasebe ve hukuk birimleri arasında düzenli bir kontrol akışı kurulması gerekir.

Bu içerik yalnızca genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır. Gelir yapınız, dosya sayısı ve alacağın niteliği sonucu değiştirebilir; kendi durumunuz için ödeme belgelerinizle birlikte hukuki destek almanız uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla