İcra takibinde borçlunun mal beyanı, alacaklının haciz stratejisini yönlendiren ilk resmî bilgi kaynağıdır. Bu beyanın eksik, gerçeğe aykırı ya da hiç verilmemiş olması hâlinde başvurulacak yol, alacaklının ne talep ettiğine göre tamamen değişir. İİK ve HMK çerçevesinde yürüyen bu süreçte en sık yaşanan kayıp, doğru itirazın yanlış mercie sunulmasıdır.
Mal Beyanının İşlevi ve Sınırları
Mal beyanı, borçlunun kendi malvarlığına ilişkin bildirimidir; kesin bir delil değil, araştırmanın başlangıç noktasıdır. Beyanın doğruluğu tapu, trafik, ticaret sicili, banka ve sosyal güvenlik kayıtlarından yapılacak sorgularla karşılaştırılır. Beyanla kayıtlar arasındaki fark, tek başına sonuç doğurmaz; farkın hangi tarihte ve hangi işlemle oluştuğu gösterilmelidir. Bu nedenle sorgu çıktılarının tarihli ve karşılaştırmalı biçimde dosyaya konulması önemlidir.
Şikâyet mi, İtiraz mı, Dava mı
Üç yol birbirine karıştırıldığında süre kaybı kaçınılmaz olur. İcra dairesinin işleminin kanuna aykırı olduğu iddiası şikâyet konusudur ve icra mahkemesine yöneltilir; haczedilmezlik iddiası da bu kapsamdadır. İlamsız takipte borca veya imzaya yönelik itiraz ise takibin yapıldığı icra dairesine verilir; itirazın kaldırılması ya da iptali daha sonra ayrı bir yolla istenir. Borçlu olunmadığının tespiti amaçlanıyorsa bu bir menfi tespit davasıdır ve genel mahkemede, uyuşmazlığın niteliğine göre asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesinde görülür. Kambiyo senetlerine özgü takipte itirazların mercii ayrıca düzenlenmiştir; genel takip refleksiyle hareket etmek burada doğrudan hak kaybına yol açar.
Üçüncü Kişinin Elindeki Mal
Haczedilen malın borçluya değil üçüncü kişiye ait olduğu ileri sürüldüğünde istihkak tartışması doğar. Burada belirleyici olan, malın kimin fiilî elinde bulunduğu ve buna bağlı olarak ispat yükünün kimde olduğudur. Fatura, sigorta poliçesi, kredi sözleşmesi, teslim belgesi ve ödeme akışı bir arada sunulduğunda iddia güç kazanır; yalnızca sonradan düzenlendiği anlaşılan tek bir belge çoğu zaman yeterli görülmez.
Delil Dosyasının Kurulması
- Takip dosyasının tüm safahatı tarih sırasıyla çıkarılır
- Tebligat parçaları ve tebliğ tarihleri ayrı bir listede tutulur
- Kurum sorgularının çıktıları tarihli olarak saklanır
- Malvarlığı devirleri, devir tarihi ve bedel akışıyla birlikte gösterilir
- Her talep için hangi mercie ne süre içinde gidileceği yazılır
Merci ve Süre Kontrolü
Şikâyet, itiraz ve dava için öngörülen süreler farklı anlarda işlemeye başlar. Bu nedenle tebliğ tarihleri ile öğrenme tarihleri aynı tabloda izlenmeli, dilekçe hazırlanmadan önce muhatap merci yazılı olarak teyit edilmelidir. Yanlış mercie verilen dilekçe, doğru mercie ulaşana kadar geçen sürede hakkın kullanılamaz hâle gelmesine sebep olabilir.
Bu içerik genel nitelikli bilgilendirmedir. İcra dosyalarında takibin türü ve tebligat tarihleri sonucu doğrudan etkilediğinden, adım atmadan önce dosyanızın bir hukukçu tarafından incelenmesinde yarar vardır.