İcra dosyalarında hak kaybı neredeyse her zaman aynı yerden doğar: itirazın doğru mercie değil, alışkanlıkla seçilen bir mercie yapılması ve günlerle ölçülen sürelerin kaçırılması. İİK, her aşama için ayrı bir başvuru yolu ve ayrı bir süre öngördüğünden, borçlu tarafın ilk yapması gereken şey dilekçe yazmak değil, takibin türünü ve aşamasını tespit etmektir.
Takip Türü Belirlenmeden İtiraz Yazılmaz
Genel haciz yoluyla yapılan takipte ödeme emrine itiraz icra dairesine sunulur ve süresinde yapıldığında takip kendiliğinden durur. Kambiyo senetlerine mahsus takipte ise itiraz icra mahkemesine yapılır ve kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz; imzaya ya da borca itiraz edilmiş olması, satışın durdurulması için ayrı bir karar alınması gereğini ortadan kaldırmaz. Bu ayrımı gözden kaçıran borçlu, süresinde itiraz etmiş olmasına rağmen malının haczedilmesini engelleyemez.
Mal Beyanı: Bir Yükümlülük, İki Sonuç
Mal beyanı, borçlunun malvarlığını icra dairesine bildirmesidir ve süresi geçirildiğinde yaptırımı vardır. Beyanın eksik veya gerçeğe aykırı verilmesi ayrı bir sorumluluk doğurur. Buna karşılık beyanda bulunmak, alacağın kabul edildiği anlamına gelmez; itiraz hakkı saklı kalır. Uygulamada iki hata yaygındır: itiraz edildiği için mal beyanının gereksiz sanılması ve beyanda haczedilemeyecek nitelikteki değerlerin ayrıştırılmadan yazılması.
Hacze Karşı Kullanılabilecek Yollar
- Şikâyet: haczin usule aykırı yapıldığı ya da haczedilmezlik iddiası varsa icra mahkemesine başvurulur; süre, haczin öğrenildiği tarihten işler.
- İstihkak iddiası: haczedilen mal üçüncü kişiye aitse, iddianın icra dairesine bildirilmesi ve sonrasında açılacak davanın süresi ayrı ayrı takip edilir.
- Kıymet takdirine itiraz: satış öncesi değerin düşük belirlenmesi hâlinde kısa süre içinde mahkemeye başvurulur.
- İhalenin feshi: satış tamamlandıktan sonra ancak sınırlı sebeplerle ve dar bir süre içinde ileri sürülebilir.
Alacaklı Tarafın Süre Takvimi
Süre riski yalnızca borçluya ait değildir. İtirazla duran takipte alacaklının, elindeki belgeye göre icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemesi ya da genel mahkemede itirazın iptali davası açması gerekir; bu yolların her ikisi de süreye bağlıdır ve süre geçtiğinde takip düşer, alacak için yeniden başlanması gerekir. Elindeki belgenin niteliği hangi yolun açık olduğunu belirlediğinden, alacaklının da ilk günden bir belge envanteri çıkarması gerekir.
İcra süreçlerinde günler kritiktir ve dosyanın aşaması dışarıdan bakılarak doğru okunamayabilir; bu nedenle ödeme emri veya haciz tutanağı elinize ulaştığı anda dosyanın bütününü inceleyen bir değerlendirme almanız, sonradan telafisi zor kayıpların önüne geçer.