İçeriğe geç
AC

Hacizde Mal Beyanı Yükümlülüğü ve İcra Mahkemesinin Yetki Sınırı

11 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 74 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

İcra takibinde mal beyanı, borçlu açısından basit bir form gibi görünse de yaptırımı ağır bir yükümlülüktür. Haciz aşamasında ortaya çıkan uyuşmazlıklarda ise hangi itirazın icra dairesine, hangisinin icra mahkemesine yöneltileceği karıştırıldığında hak kısa sürelerde kaybedilir.

İtirazın mercii: iki kapıyı ayırın

  • İcra dairesine yapılacaklar: İlamsız takipte ödeme emrine karşı borca ve imzaya itiraz.
  • İcra mahkemesine yapılacaklar: Şikâyet, haczedilmezlik iddiası, itirazın kaldırılması ve icra memuru işlemlerine yönelik başvurular.

Ödeme emrine itiraz süresinde icra dairesine yapılmazsa takip kesinleşir; sonradan icra mahkemesine yapılan başvuru bu sonucu değiştirmez. Bu nedenle ödeme emri tebliğ edildiğinde ilk iş, tebliğ tarihinin ve itiraz süresinin kayda geçirilmesidir.

Mal beyanı: süre ve yaptırım

İİK, takibin kesinleşmesinin ardından borçluya mal beyanında bulunma yükümlülüğü yükler. Beyanda borçlunun taşınır ve taşınmaz malları, alacakları, geliri ve borcunu karşılamaya yetecek diğer değerleri gösterilir. Beyanda bulunmamanın ya da gerçeğe aykırı beyanın yaptırımları vardır; hapsen tazyik ve ceza sorumluluğu gündeme gelebilir. Mal varlığında sonradan meydana gelen artışın bildirilmesi de beklenir. Beyanın hiç verilmemesi, çoğu zaman alacaklıya değil borçluya zarar veren bir tercihtir.

Haczedilmezlik ve istihkak: farklı iddialar

Haczedilen malın kanunen haczi caiz olmayan bir mal olduğu iddiası şikâyet yoluyla icra mahkemesine götürülür ve bu başvuru için tanınan süre kısadır; haciz sırasında hazır bulunulmuşsa süre haciz gününden işlemeye başlar. Buna karşılık haczedilen malın üçüncü kişiye ait olduğu iddiası istihkak prosedürüne tabidir ve ayrı bir usul izler. İki iddianın karıştırılması, doğru olan talebin süre yönünden reddedilmesine yol açar.

Yetkili icra dairesi ve mahkeme

Takip, kural olarak borçlunun yerleşim yerindeki veya sözleşmeden doğan borçlarda ifa yerindeki icra dairesinde başlatılabilir. Yetkiye itiraz, borca itirazla birlikte ve süresinde ileri sürülmelidir. Şikâyet ve diğer başvurularda ise takibin yapıldığı yer icra mahkemesi görevlidir. Farklı ildeki bir mahkemeye yapılan başvuru, süre içinde yapılmış sayılmama riski taşır.

Takip dosyasında tutulacak kayıtlar

  1. Ödeme emri tebliğ tarihi ve tebligat evrakı
  2. İtiraz dilekçesinin havale kaydı
  3. Haciz tutanağı ve hazır bulunulup bulunulmadığı
  4. Mal beyanı verilme tarihi
  5. Ödeme taahhüdü verilmişse metni ve tarihi

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; takibin türü ve dayanağı sonucu değiştirir. Ödeme emri veya haciz ihbarnamesi elinize ulaştığında, süreler kısa olduğu için gecikmeden hukuki destek almanız uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla