İçeriğe geç
AC

Hacizde Mal Beyanı: İcra Mahkemesi mi, Şikayet mi?

10 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 79 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Takip başladıktan sonra borçlunun karşısına çıkan ilk teknik sorumluluk mal beyanıdır. Buna karşılık haciz işlemine yönelik itirazların büyük bölümü yanlış kanalda ileri sürülür. İtiraz, şikayet ve dava birbirinden farklı yollardır ve İİK bunları ayrı süre ve mercilere bağlamıştır.

İtiraz ile Şikayet Aynı Şey Değildir

Borcun kendisine ya da miktarına yönelik karşı çıkış itirazdır ve kural olarak icra dairesine yöneltilir. Buna karşılık icra dairesinin yaptığı bir işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkın yerine getirilmediği ya da işlemin usulsüz yapıldığı iddiası şikayettir ve icra mahkemesine sunulur. Haczedilemez malın haczedilmesi, kıymet takdirine yönelik itiraz ve usulsüz tebligat iddiası bu ikinci kategoridedir.

Yer Bakımından Hangi İcra Mahkemesi

Şikayet ve icra hukuk davaları, takibin yürütüldüğü icra dairesinin bağlı bulunduğu yer icra mahkemesinde görülür. Bu nokta, borçlunun başka şehirde oturması halinde sıkça karıştırılır; borçlunun ikametgahındaki mahkemeye yapılan başvuru zaman kaybına yol açar. HMK genel yargılama ilkeleri, İİK'da özel hüküm bulunmayan konularda tamamlayıcı biçimde uygulanır.

Mal Beyanının Kapsamı ve Sonuçları

Mal beyanı, borçlunun tüm malvarlığını ve gelirini gösteren bir bildirimdir. Eksik ya da gerçeğe aykırı beyan hukuki sonuç doğurabileceği gibi, hiç beyanda bulunmamak da ayrı bir yaptırım riski taşır. Beyanda taşınmaz, araç, banka hesabı, üçüncü kişilerdeki alacak ve düzenli gelir kalemleri açıkça gösterilmelidir. Beyandan sonra malvarlığında meydana gelen değişikliğin bildirilmesi de borçlunun sorumluluğundadır.

Usulsüz Tebligatın Takibe Etkisi

Ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmemesi, takibin bütün aşamalarını sarsar. Borçlu evrakı geç öğrendiğinde itiraz süresi geçmiş görünür; bu durumda yapılması gereken, usulsüz tebligat şikayetiyle gerçek öğrenme tarihinin ortaya konmasıdır. Tebliğ zarfının üzerindeki şerh, komşu ya da yöneticiye yapılan teslim kaydı ve adres araştırması bu incelemenin merkezindedir.

Borçlu Tarafında Hızlı Kontrol

  • Ödeme emrinin tebliğ tarihi ile öğrenme tarihi karşılaştırılır.
  • Takip dayanağı belgenin niteliği ve takip yolu doğrulanır.
  • Haczedilen mal üzerinde üçüncü kişi hakkı bulunup bulunmadığı incelenir.
  • Maaş haczinde kesinti oranının kanuni sınıra uygunluğu denetlenir.
  • Kıymet takdirine itiraz süresi takvime işlenir.

Alacaklı Tarafında Dikkat Edilecekler

  1. Adres araştırması baştan yapılır, tebligat riski en aza indirilir.
  2. Haciz talepleri süresinde yenilenir ve dosya düşmesi önlenir.
  3. İstihkak iddiası ihtimali için delil önceden hazırlanır.
  4. Satış talebi zamanlaması, masraf ve değer kaybı gözetilerek planlanır.

Sonuç

İcra dosyalarında doğru merci seçimi, çoğu zaman haklılığın kendisinden daha hızlı sonuç verir. Takip yolu ve dayanak belge her dosyada değiştiğinden, itiraz stratejisi dosyaya özel kurulmalıdır. Yukarıdaki bilgiler genel niteliktedir, somut olayda hukuki destek alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla