Haciz, kesinleşen icra takibinde alacağın tahsili için borçlunun malvarlığına el konulması işlemidir. İİK bu süreci ayrıntılı düzenlerken, borçlunun mal beyanı yükümlülüğü ve üçüncü kişilerin istihkak iddiaları haczin en çok uyuşmazlık doğuran yönleridir.
Mal Beyanı Bir Yükümlülüktür
Takip kesinleştikten sonra borçlu, yasada belirlenen süre içinde malvarlığını icra dairesine bildirmekle yükümlüdür. Bu beyan, sadece bir formalite değil; yerine getirilmemesi ve özellikle gerçeğe aykırı düzenlenmesi ayrı sorumluluk doğuran bir işlemdir. Beyanda mevcut mallar, gelir ve alacaklar dürüstçe gösterilmelidir.
Haczedilemeyen Mal ve Haklar
- Borçlunun ve ailesinin geçimi için zorunlu ev eşyası
- Mesleğin sürdürülmesi için gerekli araç ve gereçler (sınırlı ölçüde)
- Maaş ve ücretin yasada öngörülen orandaki kısmı
- Kanunda özel olarak korunan aylık ve yardımlar
Maaş Haczinde Sıra ve Oran
Maaş üzerine konulan haciz, ücretin tamamını değil kanunda belirlenen orandaki kısmını kapsar. Birden çok haciz varsa, kural olarak öncelik sırasına göre kesinti yapılır. Nafaka alacakları bu sıralamada ayrıcalıklı bir konuma sahiptir.
İstihkak İddiası
Haczedilen malın borçluya değil, üçüncü bir kişiye ait olduğu iddiası istihkak yoluyla ileri sürülür. Malın kimin elinde bulunduğuna göre ispat yükü ve izlenecek usul değişir. Bu iddianın süresinde ve doğru mercie yöneltilmesi, malın hacizden kurtarılması bakımından belirleyicidir.
Hacze İtiraz ve Şikayet
Usulsüz veya haczedilemeyecek bir mal üzerine konulan hacze karşı, süresi içinde icra mahkemesine şikayet yoluna gidilebilir. HMK genel usul hükümleri, bu uyuşmazlıkların yürütülmesinde tamamlayıcı rol oynar.
Her icra dosyasının malvarlığı yapısı ve haciz geçmişi farklıdır. Haczedilemezlik ve istihkak konularında süreler kısa olduğundan, hacizle karşılaşan tarafın dosyayı bir hukukçuyla hızla değerlendirmesi yerinde olur.