İçeriğe geç
AC

Hacizde Mal Beyanı: İcra Mahkemesinin Yetkisi ve Şikâyet Yolu

10 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 82 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Ödeme emrinin tebliğinden sonra borçlunun mal beyanında bulunma yükümlülüğü doğar. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunulması, haczin seyrini olduğu kadar borçlunun kişisel durumunu da etkiler. Aşağıda mal beyanı çevresinde ortaya çıkan uyuşmazlıkların hangi mercide çözüleceği ele alınmaktadır.

İtiraz mı, Şikâyet mi? İki Yol Karıştırılmamalı

İcra ve İflas Kanunu iki ayrı mekanizma öngörür. Borca veya imzaya yönelik itiraz, takibin yapıldığı icra dairesine yöneltilir ve süresinde yapılırsa takibi durdurur. Buna karşılık icra müdürünün bir işleminin kanuna aykırı olduğu iddiası şikâyet konusudur ve icra mahkemesine yapılır. Mal beyanının kabul edilmemesi, haczedilmezlik iddiasının reddi ya da haczin usulsüz uygulanması şikâyet yoluna girer. Şikâyet dilekçesinin icra dairesine verilmesi, dosyanın mahkemeye ulaşmasını geciktirerek süre riski doğurur.

Yetkili İcra Mahkemesi Hangisidir?

Şikâyeti inceleyecek olan, takibin yapıldığı icra dairesinin bağlı bulunduğu yerdeki icra mahkemesidir. Borçlunun başka ilde oturuyor olması bu kuralı değiştirmez. Talimat yoluyla başka bir ilde haciz uygulanmışsa, o hacze özgü işlemler bakımından talimat icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi gündeme gelebilir. Bu ayrım, özellikle taşınır haczi ve muhafaza işlemlerine karşı yapılan başvurularda gözden kaçmaktadır.

Mal Beyanında Nelerin Gösterileceği

  • Taşınır ve taşınmaz mallar, üzerlerindeki takyidatlarla birlikte.
  • Üçüncü kişilerdeki alacaklar, kira gelirleri ve ortaklık payları.
  • Maaş ve ücret bilgileri; maaşın haczedilebilir oranı ve nafaka alacağının farkı bu bilgiye göre hesaplanır.
  • Borcu karşılamaya yetmeyen bir malvarlığı söz konusuysa, geçim durumu ve borcun nasıl ödeneceğine ilişkin açıklama.

Beyanın gerçeğe aykırı olması ayrı bir yaptırım doğurur; bu nedenle eksik hatırlanan kalemler için sonradan tamamlayıcı beyan verilmesi, hiç beyanda bulunmamaya tercih edilir.

Haczedilmezlik ve Ölçülülük Denetimi

Kanun, borçlunun ve ailesinin yaşamını sürdürmesi için gerekli eşya ile mesleğini icra etmesi için zorunlu araçları koruma altına alır. Bu iddia kendiliğinden dikkate alınmaz; haciz tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren işleyen süre içinde icra mahkemesine başvurularak ileri sürülmelidir. Başvuruya, eşyanın kullanım amacını gösteren belgeler ve gerekiyorsa mesleki faaliyet kaydı eklenmelidir.

Ödeme Taahhüdü ile Takibin Sürdürülmesi Arasındaki Tercih

Alacaklının teklif ettiği taksitlendirme cazip görünse de, icra dairesinde alacaklının kabulüyle verilen taahhüt ihlal edildiğinde ayrı bir yaptırım riskini beraberinde getirir. Bu nedenle taahhüt tutarı, borçlunun düzenli geliriyle gerçekçi biçimde ödeyebileceği düzeyde belirlenmelidir. Buna karşılık borca itiraz edilebilecek güçlü bir dayanak varsa, taahhüt vermek itiraz iradesinin terk edildiği yönünde yorumlanabilir. Karar verilmeden önce takibin dayanağı belge, faiz işleyişi ve toplam borç yükü birlikte hesaplanmalıdır.

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır ve icra dosyanızın kendine özgü koşullarını kapsamaz. İcra hukukunda süreler oldukça kısa olduğundan, tebligatı aldıktan hemen sonra bir hukukçuya başvurmak hak kaybını önler.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla