İçeriğe geç
AC

Hacizde Mal Beyanı Uyuşmazlıkları: İcra Dairesi mi, İcra Mahkemesi mi?

10 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 76 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Haciz aşamasında borçlunun karşısına çıkan en kafa karıştırıcı soru, itirazın ya da şikâyetin hangi kapıya götürüleceğidir. İcra ve iflas hukukunda dilekçenin içeriği kadar, o dilekçenin doğru mercie verilmiş olması da sonucu belirler. Aşağıda mal beyanı ve haciz özelinde merci dağılımı ele alınmaktadır.

Üç Ayrı Kapı: İtiraz, Şikâyet, Dava

İİK sisteminde birbirine benzeyen ama tamamen farklı mercilere ait üç yol vardır. Ödeme emrine itiraz kural olarak icra dairesine yapılır; icra işlemlerinin kanuna veya olaya uygun olmadığı iddiası ise icra mahkemesine şikâyet yoluyla taşınır. Borcun bulunmadığının tespiti gibi maddi hukuka ilişkin talepler ise genel mahkemelerde dava konusudur.

  • Ödeme emrine itiraz: takibi yürüten icra dairesi
  • Haczedilmezlik, usulsüz haciz, kıymet takdiri gibi şikâyetler: icra mahkemesi
  • Mal beyanında bulunmama nedeniyle tazyik talebi: icra ceza mahkemesi
  • Menfi tespit, istirdat, tasarrufun iptali: genel görevli mahkemeler

Mal Beyanı Özelinde Merci Analizi

Mal beyanı, borçlunun malvarlığını icra dairesine bildirme yükümlülüğüdür. Beyanın hiç verilmemesi ya da gerçeğe aykırı verilmesi hâlinde başvurulacak yer icra dairesi değil, icra ceza mahkemesidir. Buna karşılık beyanda gösterilen bir malın haczedilemez nitelikte olduğu iddiası icra mahkemesinin işidir. Aynı dosyada iki ayrı mercie gitmek gerekebileceği için başvurular baştan ayrıştırılmalıdır.

Yetki Ekseni: Hangi Yerdeki İcra Mahkemesi?

İcra mahkemesinin denetimi, takibin yapıldığı icra dairesinin bağlı bulunduğu yer üzerinden kurulur. Borçlunun yerleşim yeri başka bir ilde olsa dahi şikâyet, o icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yöneltilir. Takibin yetkisine itiraz ile şikâyetin mercii ayrı sorunlardır; bu ikisinin karıştırılması sık görülen bir hatadır.

Yanlış Mercie Başvurunun Bedeli

Şikâyet ve itiraz yolları kısa sürelere bağlıdır. Dilekçenin yanlış mercie verilmesi hâlinde geçen zaman çoğu kez telafi edilemez; dosya doğru mercie ulaştığında süre dolmuş olabilir. Bu nedenle başvuru öncesinde şu üç satırlık kontrol yapılmalıdır:

  1. Talep bir icra işlemine mi yoksa borcun esasına mı yöneliktir?
  2. Talebin dayanağı usul kuralı mı, maddi hukuk mu?
  3. Süre hangi tarihten, hangi tebliğ veya öğrenme anından işlemektedir?

Dosya Kurmanın Pratik Sırası

Haciz tutanağı, tebligat parçaları ve mal beyanı dilekçesi tek bir kronolojide birleştirilmelidir. Tutanak içeriğiyle beyan arasındaki çelişkiler, hem tazyik talebinin hem de haczedilmezlik şikâyetinin dayanağını oluşturur. Elektronik haciz kayıtları ile fiilî haciz tarihleri arasındaki farklar da ayrıca not edilmelidir.

Buradaki açıklamalar genel nitelikte olup her takip dosyasının kendi özellikleri vardır. Merci ve süre değerlendirmesi dosyadaki belgelere göre değiştiğinden, somut durumda bir avukattan görüş alınması yerinde olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla