Haciz aşamasına gelmiş bir takipte borçlunun ya da üçüncü kişinin yapacağı ilk hamle, itirazın veya şikâyetin doğru makama yöneltilmesidir. İİK, birbirine benzeyen ama sonuçları çok farklı olan iki yol tanır: icra dairesine yapılan itiraz ve icra mahkemesine yapılan şikâyet. Mal beyanı yükümlülüğü ise bu iki yolun dışında, kendi yaptırımı olan ayrı bir başlıktır.
İtiraz ile Şikâyet Aynı Şey Değildir
Genel haciz yoluyla takipte ödeme emrine itiraz icra dairesine yapılır ve süresinde yapıldığında takibi kendiliğinden durdurur. Kambiyo senetlerine mahsus takipte ise borca veya imzaya itiraz icra mahkemesine yöneltilir ve kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz; durma için ayrıca karar gerekir. Buna karşılık icra müdürünün bir işleminin kanuna aykırı olduğu ya da hakkın yerine getirilmediği ileri sürülüyorsa yol şikâyettir ve muhatap icra mahkemesidir. Ödeme emrine itirazı icra mahkemesine, memur işlemine şikâyeti icra dairesine yöneltmek, uygulamada en sık görülen merci hatasıdır.
Haczedilmezlik ve Üçüncü Kişinin Konumu
Maaşın haczedilemeyen kısmı, ev eşyası veya mesleğin icrası için gerekli araçlar gibi haczedilmezlik iddiaları icra mahkemesine şikâyet yoluyla ileri sürülür ve kanunda öngörülen kısa süreye tabidir. Haczedilen malın borçluya değil kendisine ait olduğunu ileri süren üçüncü kişi ise şikâyet değil istihkak yoluna başvurur; bu talep de icra mahkemesinde görülür ve malın kimin elinde haczedildiğine göre ispat yükü ile takibin duruma bağlı olarak durup durmayacağı değişir.
Mal Beyanının Kapsamı ve Yaptırımı
Takip kesinleştikten sonra borçlunun kanunda öngörülen süre içinde mal beyanında bulunması gerekir. Beyan, yalnızca taşınmaz ve araçları değil; alacakları, banka hesaplarını, gelirlerini ve borcu karşılamaya yetecek diğer değerleri kapsar. Hiç mal bulunmadığı yönündeki beyan da bir beyandır ve geçim kaynağının açıklanmasını gerektirir. Süresinde beyanda bulunmama ile gerçeğe aykırı beyan, kendi yaptırımlarına tabidir ve bu uyuşmazlıklar icra ceza mahkemesinin görev alanında değerlendirilir. Sonradan edinilen malvarlığı bakımından beyanın güncellenmesi yükümlülüğü de göz ardı edilmemelidir.
Hangi İcra Mahkemesi Yetkilidir
Şikâyet ve icra hukukuna ilişkin talepler, takibin yapıldığı icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesinde incelenir. Borçlunun ikamet ettiği yer mahkemesine yapılan başvuru, dosyanın gönderilmesine kadar geçen sürede haciz işlemlerinin devam etmesine yol açar. Bu nedenle dilekçenin başına takip dosyasının numarası ve icra dairesinin adı yazılmalı; itiraz veya şikâyet süresinin başlangıcı olarak tebligat parçasındaki tarih esas alınarak takvim kurulmalıdır.
İcra dosyalarında süreler kısa ve etkileri geri dönüşsüz olabilir. Yukarıdaki açıklamalar genel bilgi niteliğindedir; takibin türüne göre yol ve süre değişeceğinden dosyanın somut durumu için hukuki değerlendirme alınmasında yarar vardır.