Takip kesinleştikten sonra süreç, itiraz tartışmalarından çıkıp fiilî uygulama alanına geçer. Bu aşamada borçlu için asıl mesele borcun varlığı değil, hangi malvarlığı unsurunun nasıl haczedileceği ve mal beyanının bu tabloyu nasıl şekillendirdiğidir. İİK kapsamındaki haciz uygulamalarında sık yapılan hatalar, sonradan istihkak ve şikâyet yollarıyla düzeltilmeye çalışıldığında hem zaman hem masraf doğurur.
Mal Beyanını Bir Savunma Aracı Olarak Görün
Mal beyanı yalnızca bir yükümlülük değil, aynı zamanda haczin kapsamını yönlendiren bir belgedir. Beyanda malın niteliği, bulunduğu yer ve üzerindeki sınırlamalar doğru gösterildiğinde, haczi caiz olmayan kalemler baştan ayrılabilir. Gerçeğe aykırı veya eksik beyan ise hem cezai sonuç doğurma riski taşır hem de sonraki tüm itirazların inandırıcılığını düşürür. Beyanın hazırlanmasında malın üçüncü kişiye ait olduğu durumların belgeleriyle birlikte gösterilmesi önemlidir.
Haciz Sırasında Yapılacak Kontroller
- Haciz tutanağına, haczedilen malın üçüncü kişiye ait olduğu iddiası varsa derhal ve açıkça yazdırılması
- Malın değerinin fahiş biçimde düşük takdir edilmesi hâlinde itirazın tutanağa geçirilmesi
- Haczi caiz olmayan eşya ile mesleğin icrası için zorunlu araçların ayrıştırılması
- Maaş haczinde kesinti oranının ve önceki hacizlerin sırasının denetlenmesi
- Aile konutu şerhi, ipotek ve intifa gibi taşınmaz üzerindeki kayıtların not edilmesi
Üçüncü Kişi Malları ve İstihkak Süreci
Borçlunun elinde bulunan bir malın başkasına ait olduğu iddiası, haciz anında ileri sürülmediğinde ispatı belirgin biçimde zorlaşır. Bu iddianın belgeye dayandırılması gerekir: fatura, sözleşme, sigorta poliçesi, kayıt bilgisi. Aile bireyleri arasındaki mal iddialarında ise ispat ölçüsü daha titiz değerlendirilir; bu nedenle yalnızca beyana dayalı istihkak talepleri çoğu zaman sonuç vermez.
Satış Aşamasına Geçmeden Önce
Kıymet takdirine karşı süresi içinde başvurulmaması, satış aşamasında düşük bedelle elden çıkma riskini kalıcı hâle getirir. Satış talebi, ilan ve artırma şartnamesindeki bilgiler ayrıca denetlenmelidir; usule aykırılıklar için HMK ve İİK usulüne göre işletilecek şikâyet yolu dar bir zaman aralığında kullanılabilir.
Ödeme Yapılandırması mı, Süreci Sürdürmek mi?
Alacaklıyla yapılacak yapılandırma, özellikle taşınmazın satışa çıktığı dosyalarda çoğu zaman en rasyonel çözümdür; zira icra yoluyla satışta elde edilen bedel piyasa değerinin altında kalabilir. Buna karşılık takip dayanağında ciddi bir sakatlık varsa veya haciz usule aykırı biçimde uygulanmışsa, süreci yargısal denetime taşımak korunması gereken bir hakkı ayakta tutar. Yapılandırma tercih edilirse, taahhüdün ihlali hâlinde doğacak sonuçlar ve haczin akıbeti yazılı olarak düzenlenmelidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup her icra dosyasının yapısı farklıdır. Haciz uygulanan dosyalarda süreler oldukça kısa olduğundan, gecikmeden bir hukukçuya başvurulması önerilir.