Haciz aşamasında borçlunun mal beyanı yükümlülüğü, İcra ve İflas Hukukunun en çok gözden kaçan noktalarından biridir. İİK ve usul bakımından HMK ekseninde, bu rehber özellikle beyanın nasıl, ne zaman ve hangi kapsamda yapılacağını ele alır.
Mal Beyanı Yükümlülüğünün Doğuşu
Ödeme emrinin tebliğiyle birlikte borçlu, malvarlığını icra dairesine bildirmekle yükümlü hale gelir. Beyanın kapsamı yalnızca taşınmazları değil; banka hesaplarını, üçüncü kişilerdeki alacakları, araç ve menkulleri de içerir. Eksik beyan, sonradan ortaya çıkan malvarlığı yönünden alacaklıya ek takip ve ceza yolunu açar.
Delil Eksikliğinin Doğurduğu Sonuç
Borçlu, haczedilmezlik veya istihkak iddiasını ileri sürerken çoğu kez belgeyi zamanında sunmaz. Örneğin bir malın üçüncü kişiye ait olduğu iddiası, tarihli fatura, sözleşme veya ödeme kaydı ile desteklenmezse dinlenmez. Delil eksikliği burada doğrudan hak kaybına dönüşür; çünkü haciz tutanağı bir kez düzenlendikten sonra itirazın ispat yükü büyük ölçüde borçluya geçer.
Uygulamada İzlenecek Sıra
- Tebliğ tarihi esas alınarak beyan ve şikâyet süreleri ayrı ayrı hesaplanır.
- Haczedilmezlik iddiasına dayanak belgeler (maaş, emekli aylığı, meskeniyet) önceden toplanır.
- Üçüncü kişi malı için istihkak prosedürü, tutanağa şerh düşülerek başlatılır.
- Haczin usulsüzlüğü varsa icra mahkemesine şikâyet yoluna gidilir.
Haciz Sırasında Sık Yapılan Hatalar
- Fiili haciz ile kaydi haczin sonuçlarının karıştırılması
- Meskeniyet iddiasının süresinde ileri sürülmemesi
- Üçüncü kişi elindeki malda istihkak yolunun atlanması
Haciz ve mal beyanı süreçleri, borçlunun da alacaklının da lehine sonuç doğurabilecek usul kurallarıyla iç içedir. Belgelerin doğru zamanda ve ispat gücü yüksek biçimde sunulması, sürecin seyrini belirler.
Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanızdaki tebligat tarihi, malın niteliği ve tarafların durumu farklı bir yol gerektirebilir. Haciz işlemine karşı adım atmadan önce dosyaya özel bir hukuki değerlendirme almanız yerinde olur.