İçeriğe geç
AC

Haciz Sürecinde Mal Beyanı ve Şikâyetin Doğru Mercie Yöneltilmesi

30 Mart 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 79 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

İcra takibinde borçlu tarafın en çok zorlandığı iki nokta vardır: mal beyanı yükümlülüğünün nasıl yerine getirileceği ve hacze karşı yapılacak başvurunun nereye sunulacağı. İİK ve HMK çerçevesinde hazırlanan bu rehber, uygulamada sık görülen merci karışıklığını ve bunun doğurduğu sonuçları ele alıyor.

Mal Beyanı Nedir, Ne Değildir

Mal beyanı, borçlunun borcunu karşılayacak malvarlığını ve gelirini icra dairesine bildirmesidir. Ödeme emrinin tebliğinden itibaren kanunda öngörülen kısa süre içinde verilmesi gerekir. Burada iki yanılgı yaygındır. Birincisi, borca itiraz edildiğinde mal beyanı yükümlülüğünün kendiliğinden ortadan kalktığı sanılır; oysa takibin durup durmadığına göre durum değişir. İkincisi, mal beyanının bir savunma dilekçesi olduğu düşünülür; hâlbuki beyan, malvarlığının dökümüne ilişkin bildirimdir ve gerçeğe aykırı düzenlenmesi ayrı bir yaptırım riski doğurur.

Beyanda Gösterilecek Kalemler

  • Taşınmazlar ve üzerlerindeki takyidatlar.
  • Araç, makine ve ticari demirbaşlar.
  • Banka hesapları, alacaklar ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklar.
  • Düzenli gelir kaynakları ile bunların haczedilebilir olup olmadığına ilişkin açıklama.

Haczedilemeyecek mal ve haklar bakımından itiraz edilecekse, bunun beyanla birlikte değil, haciz işlemi yapıldıktan sonra ayrı bir başvuruyla ileri sürülmesi gerekir.

Hangi Başvuru Nereye Yapılır

Bu alanda hak kaybının başlıca kaynağı, üç ayrı kapının birbirine karıştırılmasıdır. Borca veya imzaya itiraz kural olarak icra dairesine yöneltilir. İcra müdürünün yaptığı işlemin kanuna aykırı olduğu iddiası ise şikâyet yoluyla icra mahkemesine taşınır. Buna karşılık haczedilen malın üçüncü kişiye ait olduğu iddiası istihkak prosedürüne tabidir ve kendi usulü içinde ileri sürülür. İcra mahkemesine yapılması gereken bir şikâyeti dilekçeyle icra dairesine bırakmak ya da genel mahkemede dava açmak, çoğu zaman kısa süreli başvuru hakkının tüketilmesiyle sonuçlanır.

Takvim Kurmadan Dosyaya Girmeyin

  1. Ödeme emrinin tebliğ tarihi kayda geçirilir ve tüm süreler bu tarihten geriye doğru hesaplanır.
  2. Mal beyanı, itiraz ve şikâyet süreleri aynı takvimde ayrı satırlar hâlinde izlenir.
  3. Haciz tutanağının bir örneği alınır; tutanaktaki tarih, sonraki başvuruların başlangıcıdır.
  4. Satış aşamasına ilişkin ihbar ve ilanlar takip edilir, ihaleye ilişkin başvuru süresi ayrıca not edilir.

Kapanış

Buradaki açıklamalar genel niteliktedir. İcra dosyalarında süreler çok kısa ve çoğu kez kesindir; bu nedenle ödeme emri elinize ulaştığı anda dosyanın incelenmesi, sonradan yapılacak her girişimden daha etkilidir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla