İlamsız takipte ödeme emrinin tebliği ile başlayan yedi günlük itiraz süresi, borçlu açısından dosyanın tüm seyrini belirler. Bu sürede yapılan tercih yalnızca "itiraz ettim" demekten ibaret değildir; itirazın kapsamı, elde bulunan belgeler ve sonrasında kimin neyi ispatlayacağı bu aşamada şekillenir.
Yedi Gün Dolmadan Yapılacak Delil Envanteri
İtiraz dilekçesi kaleme alınmadan önce borç ilişkisinin kaynağı belirlenmelidir: sözleşme mi, cari hesap mı, senet mi, tek taraflı düzenlenmiş fatura mı? Ödeme dekontları, banka ekstreleri, mutabakat yazışmaları ve teslim belgeleri tek dosyada toplanmalı; her belgenin tarihi takip talebindeki alacak kalemiyle eşleştirilmelidir.
- Takip talebindeki alacak kalemi ve dayanak açıklaması
- Ödemeyi gösteren banka kayıtları ve açıklama satırları
- Alacaklıyla yapılan e-posta ve mesaj yazışmaları
- Karşı tarafça düzenlenen belgelerdeki imza ve kaşe durumu
İtirazın Kapsamı: Borca, İmzaya ve Yetkiye İtiraz Ayrımı
Borcun tamamına mı yoksa bir kısmına mı itiraz edildiği açıkça yazılmalıdır; kısmi itirazda itiraz edilmeyen bölüm bakımından takip kesinleşir. İmzaya ilişkin beyan ile borcun esasına ilişkin beyan farklı sonuç doğurur. Yetki itirazının da ayrıca ve süresinde ileri sürülmesi, sonradan giderilemeyecek bir eksikliği önler.
İtirazdan Sonra İspat Yükü Nereye Kayar
İtirazla takip durur ve alacaklı, takibi sürdürmek için harekete geçmek zorunda kalır. Elinde kanunun aradığı nitelikte bir belge varsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir; böyle bir belge yoksa genel mahkemede itirazın iptali davası açması gerekir. Bu ayrım, borçlunun itiraz dilekçesinde hangi noktayı tartışmaya açtığıyla doğrudan bağlantılıdır. İtirazın iptali davasında kanunda öngörülen oranda icra inkâr tazminatına hükmedilebileceği de baştan hesaba katılmalıdır.
Uzlaşma ile Dava Arasındaki Karar Eşiği
Taraflar çoğu zaman itirazdan sonra bir ödeme planı üzerinde anlaşabilir. Bu tercihte alacağın tartışmalı kısmının ağırlığı, elde bulunan belgenin gücü, yargılama süresi ve tazminat riski birlikte değerlendirilmelidir. Anlaşma yolu seçilecekse metnin hangi alacak kalemlerini kapsadığı, takibin ne zaman ve nasıl sonlandırılacağı, temerrüt hâlinde sonucun ne olacağı yazılı olarak düzenlenmelidir. Sözlü mutabakat sonraki aşamada ispat edilemediğinde, her iki taraf için yeni bir uyuşmazlık doğurur.
Buradaki açıklamalar genel nitelikte bilgilendirmedir. Takip dosyasının içeriği, tebligat tarihi ve dayanak belgeler sonucu değiştirebileceğinden, süre işlemeye başlamışken dosyanın bir avukatla birlikte incelenmesi yerinde olur.