İçeriğe geç
AC

İlamsız Takipte Yedi Günlük İtiraz: Delil Kurgusu ve Doğru Merci Seçimi

30 Mayıs 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 86 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Elinde ilam veya ilam niteliğinde bir belge bulunmayan alacaklı, borcunu ödemeyen borçluya karşı ilamsız takip yoluna başvurur. Bu yolun en kırılgan anı, ödeme emrinin tebliğinden sonra işleyen yedi günlük itiraz penceresidir. Dosyanın kaderi çoğu zaman bu kısa sürede hangi belgenin hangi mercie sunulduğuna göre belirlenir.

Yedi Günlük Pencere Fiilen Ne Zaman Kapanır

Süre, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesiyle işlemeye başlar. Bu nedenle dosyaya bakarken ilk incelenmesi gereken evrak takip talebi değil, tebligat parçasıdır. Tebliğ tarihi, tebliğin yapıldığı adresin borçlunun bilinen adresiyle uyumu ve evrakı teslim alan kişinin sıfatı ayrı ayrı not edilmelidir. Usulsüz tebligat ileri sürülecekse, gerçek öğrenme tarihinin hangi belgeyle ispatlanacağı daha en baştan planlanmalıdır.

İtiraz İcra Dairesine, Şikâyet İcra Mahkemesine

Uygulamadaki en sık merci hatası, borca itirazın doğrudan icra mahkemesine dilekçeyle bildirilmesidir. Ödeme emrine itiraz, takibin yürütüldüğü icra dairesine yöneltilir. Takip işlemlerinin kanuna veya olaya uygun olmadığı iddiası ise şikâyet niteliğindedir ve icra mahkemesinin önüne gider. İkisinin karıştırılması hâlinde dilekçe doğru mercie ulaşmadan süre tükenir; takip kesinleşir ve borçlu artık yalnızca çok daha ağır ispat yükü taşıyan menfi tespit yoluna kalır.

Alacaklının Delil Dosyası Takipten Önce Kurulur

İtiraz gelmesi ihtimali baştan kabul edilerek belge seti hazırlanmalıdır. Pratikte işe yarayan asgari çekirdek şudur:

  • Borcun kaynağını gösteren sözleşme, sipariş formu veya teklif yazışması
  • Fatura ile teslim veya hizmet ifasını gösteren belge
  • Cari hesap ekstresi ve karşı tarafça teyit edilmiş mutabakat
  • Kısmi ödeme dekontları, çünkü kısmi ödeme borcun kabulüne dair güçlü bir emare üretir
  • İhtarname ve tebliğ şerhi

İtirazdan Sonra Açılan İki Ayrı Yol

İtiraz takibi durdurduğunda alacaklının önünde iki seçenek belirir. Birincisi, kanunda sayılan nitelikli belgelere dayanılarak icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemektir; burada inceleme dar ve belgeye bağlıdır. İkincisi, genel mahkemede itirazın iptali davası açmaktır; bu yolda tanık dahil daha geniş bir ispat imkânı vardır. Elindeki belge nitelikli sayılmayan alacaklının kaldırma talebine yönelmesi, hem ret kararıyla hem de zaman kaybıyla sonuçlanır. Seçim, duygusal değil, dosyadaki belgenin niteliğine göre yapılmalıdır.

Burada aktarılanlar genel nitelikte bilgilendirmedir. Takibin türü, borçlunun sıfatı ve belgelerin niteliği sonucu değiştirebileceğinden, süre işlemeye başlamadan dosyanın bir hukukçuyla birlikte değerlendirilmesi yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla